38. Ben İletilerimizi Geliştirmek İçin Öneriler

Çocuğu tehdit etmek ya da sen iletisi kullanıp suçlamak yerine, durup düşünerek ben iletisi kullanmak zor bir beceri, ama yapabiliyorsak bir o kadar sorun çözücü.

Ben iletisi kullanmada kendimi çok başarısız hissettiğim halde, oğlum rahatsız olduğu şeyleri son birkaç gün ben iletisiyle ifade edince şaşırdım. Demek ki bende birazcık değişiklik olmuş ve beni örnek almış. Ve ben iletisiyle tepki alan bir insanın, ben düşünülüyorum, birisi bana incelikle ve makul bir cevap veriyor mesajını aldım oğlumun ben iletileriyle. Ben iletisi almanın ne kadar huzur veren bir duygu yaşattığını da.

Bu duyguları hep yaşamak ve herkesin de yaşamasını dilerim. Şimdi Ben iletilerimizi güçlendirmek için EAE Uygulamalar kitabındaki önerilerle devam edelim:

Duyguları tanıyıp dile getirme cesareti 3 derste kolayca öğretilemez. Ama bunu kolaylaştırmak için bazı öğretim araçları geliştirdik:

1. Bir liste yapın. Kaç tür duyguyu yazabileceğinizi görün. Yirmi ayrı duyguyu sıralayabiliyorsanız, duyguları tanımada oldukça başarılı sayılırsınız. Eşinize de aynısını yapmasını söyleyin. Sonra listelerinizi değiştirin. Elinizdeki listeye kendinizden eklemeler yapın. Duyguların sayısını görünce şaşıracaksınız.

           
2. Bir kağıdı yukarıdan aşağıya doğru üçe bölün. Birinci bölüme çocuğunuzun sizi rahatsız eden 10 davranışını yazın. Bunlardan her birinin sizin gereksinimleriniz olan ve istediğiniz bir şeyden sizi alıkoyduğunu (engel olduğunu) düşünün. Üçüncü bölüme her davranışın karşısına bir tane gelecek şekilde alt alta on tane “Korkuyorum” yazın. İkinci bölüme örnekteki gibi tümceyi tamamlayan uygun sözleri yazın.


“Korkuyorum” sözcüğünün kabul edemediğimiz davranışların sizde yarattığı duyguyu doğru yansıttığını gördünüz mü? Sanıyorum gördünüz. Basit bir alıştırma sorun yaratan davranışların çoğunun çoğunlukla korku yarattığına anababaları inandırır. Bu, bir şeyden alıkonma, bir şeyi kaybetme, gereksinimler karşılanmadığında çekilecek acının korkusudur. Korku çocuğunuzun kabul edemediğiniz davranışları karşısında duyacağınız tek duygu değildir. Ama anababanın bir sorunu olduğunda korkunun ortak bir tepki olduğunu size gösterebilir.

3. Duygularınızı anlatmak için en şık ve doğru sözcükleri bulmak için zaman harcamayın. Hayal kırıklığım acı veriyor, Perişan oldum, Hafiften endişeliyim gbi. Bunlar sizin temel duygularınız değildir. Çocuklar bunların anlamını bile bilmeyebilir. Anababaların birkaç temel duygudan fazlasını yaşamadıklarını deneyimlerimle gördüm. Çocuğun davranışı fiziklse acıya neden oluyorsa, canım yanıyor yeterlidir. Yaptığı sizi engelleme tehlikesi taşıyorsa, dan korkuyorum yeterlidir. İstemediğiniz bir şeyi yaptırmak için başınızın etini yiyorsa, çoğunlukla yorgunum ya da işim var iletileri yeterlidir.

Anababaların kızgınlıkla başları derttedir. Çoğu ana baba Ben- iletilerinin hiç uygun olmayan kızgınlık diline dönüştüğünü anladılar. Bunun açıklaması daha önceden temel duygu dediğimiz alttaki duyguyu yakalayamamalarıdır. Anababaların deneyimlerinden kızgınlıkla ilgili yeni bir şey öğrendik. Çocuklarına kızınca temel duygularını iletmiyorlar. Aslında kızgınlığın ardında başka duygular vardır.

Örneğin 10 yaşındaki Tim, küçük kardeşini el arabasına oturtup koşturur. Annesi Tim’e Kardeşini hızlı gezdiriyorsun, çok kızıyorum. Düşerse kötü yaralanacak diyor. Aslında annenin ilk duygusu korkudur. Doğru bir ben iletisi, Kardeşini çok hızlı gezdirdiğini görünce korkuyorum, çünkü düşüp kötü bir şekilde yaralanabilir olmalıydı.

Anababalar kızgınlıklarını nasıl geçirebilirler? Sanıyorum bunu yapmak göreceli olarak kolaydır. Bir ayna alın, yüzünüze bakın ve aynadaki size sorun: “Gerçekte ne hissediyorsun? Birincil duygun ne ? Çocuğun davranışı sende korku mu, utanma mı, hayal kırıklığı mı yaratıyor? Gerçek duygunuza ulaşarak ve onu dile getirerek çocuğun davranışını değiştirme amacınıza ulaşmış olursunuz. O zaman kızmaya da hiç gerek kalmaz. (Kızınca birincil duygumuzu bulma konusu bir önceki yazıda işlenmişti)

Kitaptaki önerileri aynen yazdım. Yukarıdaki listeyi çıkarmak konuyu daha da önemsememize ve ben iletilerimizde ciddi bir değişikliğe sebep olacaktır.

Bir sonraki yazıda devam etmek üzere.

*Alıntılar ‘Etkili Anababa Eğitiminde Uygulamalar’ isimli kitaptan yapılmıştır. Dr. Thomas Gordon, Sistem Yayıncılık

You may also like