Bademcik ve Geniz Eti Ameliyatı Kararsızlığı

17 gün önce benim gebelik şeker yükleme testimi yaptırırken, hastanede epey bir bekleyeceğiz nasıl olsa oğlanı da (7,5) yaş bir KBB ye gösterelim dedik. Geceleri ağız kocaman açık aşırı horlayarak nefes alıyor, genelde burnu tıkalı ve genizden konuşuyor diye.

Hiçbir ciddi şikayetimiz yok bunlar dışında, ateş yok, ağrı yok, halsizlik yok çocuk gayet hareketli. Yemek yemesi çok aşırı iyi olmasa da herzamanki gibi işte. Zaten narin bir çocuk, öyle yapılı değil.

Dedim ya hastenedeyiz nasıl olsa, beklerken onu da gösteriverelim burun tıkanıklığı için demiştik.

Doktor bir baktı bu çocukta yok yok dedi.

Kulakta sıvı toplanması var, burun eti şişmiş bu yüzden nefes alamıyor, bademcikler kocaman, geniz eti de çok büyük.

Geniz eti ve bademcik ameliyatı olması lazım. Onlar solunum yolunu tıkadığı için nefes alamıyor.

Kulağında su toplandığı için ağır işitiyor olması lazım, dedi bir de.

Geçen yıl işitme problemi vardı ama bu yıl yok, şu an gayet iyi duyuyor dedik.

Kulağındaki suyun kuruması için antibiyotik vereceğim dedi, ilaçla geçmezse onu da cerrahi müdahale ile temizlemek gerekebilir dedi.

Antibiyotik yıllardır ne kendimiz kullanıyoruz, ne çocuklara kullandırıyoruz, biliyorsunuz.

Eşimle konuştuk ettik, madem bu kadar bulgu var yıllardır da kullanmamışız bir deneyelim şu antibiyotiği dedik.

Antibiyotiklerle ilgili en iyi bildiğim şey, “kullanırken hastalık geçiyor, antibiyotiği bıraktın mı 1 hafta içinde hastalık tekrar ediyor” gerçeği kafamın bir kenarından beni uyardı bir taraftan. Özellikle çocuklarda böyle oluyor.

Yoldan çevirdiğiniz 10 anneden 9’u büyük bir hararetle size bunu anlatabilir.

Ama işte deneyelim dedik.

1 hafta sonra kontrole gittiğimizde doktor şaşırdı, kulaklardaki su tamamen kurumuş, burun etindeki şişlik geçmiş, bademcikler de inmiş.

Doktorun bu kadar şaşırmasından, aslında ilaç tedavisiyle geçmesini ummadığını da anladık. Bu çocuk 2-3 yıldır antibiyotik kullanmadığı için antibiyotik direnci yok, o yüzden ilaç etkili oldu herhalde dedik.

Akşam eşim çocuğun iyileşmesine sevindiğini anlatırken dedim ki; “Dur bakalım. İlaç bitince belli olacak herşey, çocuk gerçekten iyileşmiş mi yoksa hastalık tekrarlayacak mı?”

Nitekim 3 gün önce yani antibiyotik bittikten 1 hafta sonra ameliyat gerekli mi değil mi diye, önceki doktordan farklı 2 doktora daha çocuğu gösterdik ve kulakta yeniden su toplanmaya başlamış bile. Bademcikler yine büyük. Bir tek burun etinin şişmesi tekrarlamamış.

Antibiyotiğin hiçbir işe yaramadığını anlatmak değil niyetim. Onu zaten biliyorduk da niye bu hatayı yaptık diye kendime hayıflandım sadece. Çocuğun bağırsaklarını biraz daha yıpratmış, bağışıklık sistemine bir kaç darbe daha vurmuş olduk.

Bu arada sonradan gittiğimiz 2 doktora da hiç itimad etmedim. Hani bazı bulguları gördüler mi şikayetimizi bile doğru düzgün dinlemeden, teşhisi yapıştıranlar vardır ya öyle tiplerdi.

(Oğlum 2 yaşındayken hasta olduğunda da bir doktor, tahlil yapmadan çocukta gördüğü bir kaç belirti üzerine bu kesin rota virüsüdür diye yatış vermişti. Tahlil yapmadan nasıl karar veriyorsunuz rota virüsü olduğuna demiştim yatırmamıştım. Gece yarısı eşim de şehir dışındayken çocuğun 2 kere kaka yapmasını bekleyip, hastaneye götürüp tahlil yaptırmıştım ve virüs olmadığı ortaya çıkmıştı.)

Sonuçta bu çocuk ayda 2 kere boğaz enfeksyonu olup, 15 günde bir antibiyotik kullanmak durumunda kalan yurdum çocuklarından değil. Yani öyle eziyetli bir durum yok. Karar vermeden önce bunları sormalı değil mi bir doktor?

Doktor demek hekim demek. Hikmetle bakacaksın, herşeyi dikkate alacaksın. Bir kaç bulguya sonuç yapıştırmayı bilgisyarlar da yapıyor.

Herneyse.

Şimdi benim kafamı kurcalayan sorular şunlar:

Bademciklerin, özellikle çocuklarda vücudu savunmaya hazırlamak gibi çok önemli görevleri var.

Bizim oğlanın bademcikleri kocaman olmuş ama, ağrı sızı yok, ateş yok, enfeksiyon belirtileri yok. Sırf kocaman diye ya da burun tıkanıklığı var diye aldırmalı mıyız? Çocuk hayatından çok memnun, oynuyor koşuyor.

Okulu acaip seviyor, okula girmeden sırada bahçede arkadaşlarıyla oynamak için can atıyor 5-10 dakika erken gidelim diye. Ders başlamadan 45 dk önce okul bahçesine bırakıyoruz.

Öyle zorlu gecelerimiz ya da hastalıklı günlerimiz de yok.

Bizim tek şikayetimiz burun tıkanıklığı ama uykusuna engel olmuyor. Boğazdan değil ama ağzıdan gayet iyi nefes alıyor, nefessiz kalmıyor. Deliksiz uyuyor. Sabahın 7 sinde direk gibi dikilip kardeşiyle oynamaya başlıyor sonra da ödevini yapmaya.

Sadece geniz etini aldırarak burun tıkanıklığından kurtulamaz mıyız?

Bademcikleri aldırmazsak, sonradan pişman olur muyuz? Hazır narkoz yemişken aldırmalıymışız der miyiz daha sonra?

Büyüme ve gelişmesi biraz zayıf olması da aklıma takılıyor. Kız kardeşi(5 yaş) ondan daha az yediği halde o daha çok uzuyor, kilo alıyor. Bu yıl üzerine oturan bir pantolon seneye kızıma olmuyor. Oğluşumsa bir pantolonu son 2 kıştır giyebiliyor, zorlasam 3 bile olacak.

Kimisi erkek çocukları öyle yavaş gelişiyor, sonradan gelişiyorlar diyor ama bu gerçek bize teselli olmalı mı bilmiyorum.

Acaba bademcikler de alınsa büyüme ve gelişmesine katkısı olur mu? Pek çok anneden bademcikler alındıktan sonra hızla büyümeye başladı cümlesini çok duyuyorum. Çocukken bende de aynı durum olmuş.

Benim de bademcik ve geniz eti alınmış, bir dönem de işitme kaybından dolayı kulağıma tüp takılmıştı bu arada.

Ama bademciklerin alınması da çocuğun bağışıklık sistemine vurulacak büyük bir darbe olması da kafamı karıştırıyor.

Buradaki gibi bir çok doktor görüşünde, sadece tıkanıklık için bademciğin alınmasına gerek olmadığı yazıyor.

Bademcik olmasa bile geniz eti ameliyatını yılbaşı tatiline denk getirmeyi düşünüyoruz, okuldan geri kalmasın diye. Şubat tatilini de bekleyebiliriz ama doğumum çok yaklaşmış olacağı için göze alamıyorum.

Konuyla ilgili tecrübe, fikir, duyumlarınıza ihtiyacım var.

Şimdi bana düşen, şu kulaktaki su toplanmasının geçmesi için birşeyler yapmak. Nitekim bir çok kulak iltihabını, ateşli hastalığı doğal ilaçlarla atlatmışlığımız var.

Çocuğa sarımsak yutturmak, sabah akşam aç karna bal- taze çekilmiş çörek otu karışımı vermek, iltihabı geçirmeye sebep yiyecekler meyvelerle beslemek, kuru üzüm yedirmek gibi şeyler.

Ve tabi dua etmek.

İnşallah hayırlısıyla bu da geçer diyorum, herşeyin geçtiği gibi.