Birbiriyle ilgili bu iki soruyu soran o kadar çok kişiye çok yakında bir yazı gelecek dedim ki. Aradan çok zaman geçti ve cevap gecikti öncelikle özür diliyorum.

Bu iki soru birbiriyle ilgili o yüzden beraber aldım. Çünkü çocuk odasının ayrılmasına kendi iç dünyasında razı olmamışsa, hala anneyle aynı havayı solumak istiyorsa anne babanın yanında/ odasında yatmak istiyor.

Çocuğun şu yaşta odasını ayırın diye 3 yaştan önce bir sınır olabileceğine inanmıyorum. Çünkü bebeklerle ilgili bu tür sınırlar araştırmaya değil teoriye dayanıyor. Yani meslekte otorite adamın biri çıkıyor 6 aylıkken ayırmak gerekir sonra ayırmak zor olur diyor, bir dönem bütün uzmanlar aynı şeyi tavsiye ediyor.

6 aylıkken ayırmak kolay olur da o çocuğun anneyle olan bağı, annenin yakınlığına kokusuna olan ihtiyacı, uyandığında hemen yanında bulma isteği ne olacak?

Bu adam 100-200 tane annenin katıldığı çocukların 6 aydan sonra odalarının ayrıldığı bir araştırma falan yapmış mı, sonra çocuklarda ne gibi gelişmeler gözlenmiş bununla ilgili bir bilgi var mı? Hayır.

Geçelim.

1,5-2 yaş arası mutlaka ayırmak gerekir diyenler de var çocuk anne babanın mahremiyetine tanık olurmuş diye. Bu konuda Pedagog Adem Güneş Bey’in güzel bir yorumu var: Ev sizin eviniz, sizin eviniz sadece kendi odanızdan oluşmuyor. O halde, yaşamınızı evinizin içinde her yanda sürdürebilirsiniz….bu konuda bir kısıtlama mı var ki? (Eh biraz da fantezi katmış olursunuz)

Bana sorarsanız biz çocuğun odasını ayırma yaşını, çocuğun ihtiyaçlarını düşünerek değil de, kolay olsun zor olmasın 6 aylıkken olsun, anne babanın mahremiyetine tanık olmasın filan gibi çocuğun dışında kaygılarla belirleyince bencillik etmiş oluyor gibiyiz. Çocuğu düşünmeliyiz. Bu zaten bir anlamda kendimizi de düşünmek ve ileride çıkacak sorunların çıkmaması için bir önlem demek.

Özel olarak böyle yapın, şunu deneyin demeyeceğim. Çok karışık bir konu, bir annenin çok güzel uyguladığı bir şey diğerinde asla sonuç vermeyebiliyor. Çünkü çocuklar aynı değil, ana baba aynı değil.

Bir kere çocuğun dışındaki kaygılardan kurtulun. Eşimle mahremimize tanık olur mu, ya sonra ayıramazsam, tuvalet eğitiminden önce mi ayırsam odasını sonra mı, memeden kesmeden önce mi ayırsam sonra mı, hangisinin eksisi artısı fazla gibi hesaplara çok fazla kafa yormayın, boğulmayın.

Bebeklikten itibaren çocuğun ne kadar ihtiyaç duyduğunu hissediyorsanız birlikte yatın. (Bebek beşiğinin yan ızgarasını çıkarıp bizimkiyle birleştirmiştim ben güzel oluyor.) Bebeğinizin sizi doya doya koklamasına izin verin. Siz de anneliğinizi doya doya yaşayın. Yatağını ayırdıktan sonra aynı odadaysanız, çocuğunuzun ağlayarak uyandığında hemen sizi buluvermesi güven duygusunu arttırır.

Kendinizi 2 yaşında bir çocuğun yerine koyun, gece yalnız başına karanlık bir odada uyanması, ağlaya ağlaya anneye sesini duyurması veya ağlaya ağlaya annenin yanına gelmesi ne demek? Ya da annenin hemen yanındaki bir yatakta uyanıp anneyi buluvermesi duygusal olarak ne demek? Kendinizi 1-2 yaşında bir çocuk gibi düşünüp hayal ederek farkı hissetmeye çalışın.

Çocuğunuzun sizin odanızdan ayrılma zamanının hangi zaman olduğuna, çocuğunuza ve kendinize bakarak kendiniz karar vermelisiniz. Çocuk anneden ayrılacak kadar anneye doymuş mu? Yoksa odası ayrıldığında sürekli yanına gelmek isteyecek şekilde aç mı kalmış?

Çocuk anneyle arasına güçlü bir bağ kurmuş, odası ayrıldığında bile bu bağın kopmayacağını bilir bir ruh halinde mi? Yoksa anne aman bana bağlanır diye kaygılandığı için aynı odada aynı yatakta bile çocuktan uzak durmuş geceleri sarılmamış, çocuk hala anneyle bağ kurmaya çalışıyor durumda mı? Bu çocuğun odası ayrıldığında anneyle bağ kurma isteğinin daha da artacak olması ve sürekli yanına gelmek isteyecek olması elbette muhtemel.

Çocukla aranızda güçlü bağ kurmak ayrı şey, çocuğu size bağımlı hale getirmek ayrı şey. Ama birbiriyle çok ilgili. Çocuk bağlanır diye korkup güçlü yakınlık/ bağ kurmazsanız çocuk habire size yakınlaşmaya çalışıp size bağımlı görüntüsü verebilir.

Çocuğunuza empati yapmak ve annelik iç güdülerinizi kullanmak uzmanların pek bir şeye dayanmayan teorilerinden daha iyi yönlendirir sizi bu konuda, bunu unutmayın.

Çocuğun duygusal ihtiyaçlarını ve ruhsal gelişimini gözlemleyerek size güven veren bir zamanda odasını ayırmak en sağlıklısı diye düşünüyorum. Belki 3 yaştan önce belki de sonra. Dediğim gibi 3 yaştan önce illa odası ayrılmalı şu yaşta diye bir sınır olduğuna inanmıyorum. 3 yaşa kadar çocuğunuzun hazır olduğunu hissetmemişseniz 3 yaştan sonra yavaş yavaş konuyu gündeminize sokabilirsiniz. Belki 4 yaşa kadar bile beklemeniz gerekebilir. 4 yaştan sonra illa ki ayırırsınız zaten.

Çocuğunuz gece yanınıza geliyorsa, benim bulduğum çözüm şu (Kişisel görüştür kimseyi bağlamaz, isteyen deneyebilir)

Yaşı kaç olursa olsun (5-6-7-8-9) duygularını anlamaya çalışın. Rüya görmüş, yalnız kalmak istemiyor, korkuyor, birine sarılma ihtiyacı hissediyor, ya da duygusunu bilemediniz ama her gece gelmek istiyor vs. Duygusunu anlıyorsanız anladığınızı söyleyin. Korkmuşsun gibi. Ya da her gece gelmek istiyor ise, “yine benim yanıma gelmek istedin demek” gibi basit bir cümleyle çocuğa geri bildirim yapın.

Anlaşıldığını hissetmesi çocuğu her zaman rahatlatır. Mantıklı açıklamalar yapmadan yatağınıza yatmasına izin verin. Rahat yatmak için çocuğu babasıyla o yatakta bırakıp başka bir yere gitmeyin. Ona sarılın. O an bir şey söylemeyin. Bu çok önemli o an bir şey söylemeyin. Sabah uyanınca ya da gün içinde dün gece yatakta 3 kişi yatmaktan duyduğunuz rahatsızlığı dile getirin:

– dün gece sen yanımıza geldikten sonra ben çok sıkıştım sırtım belim ağlıyor.
– sağa sola rahatça dönemedim uykum kaçtı bazen.
– yorgan hepimize yetmedi bazen üstüm açıldı üşüdüm gibi.

Çocuklar en az bizim kadar duyarlıdır. Sizin rahatsızlığınıza duyarsız kalmaz. Çocuğunuz yeteri kadar büyükse, sorunsuz bir anınızda konuyu konuşup çatışma çözmeyi deneyebilirsiniz.

Böyle davranınca sorununuzun çözülmesi çok zaman almaz diye düşünüyorum.

Kolay gelsin anneliğiniz, sevgilerimle..

Genel