DIŞ DÜNYA, EĞİTİM OKUL, İÇ DÜNYA

Allahımız

İlk anne olduğum yıllarda, çocuğumun sağlıklı bir psikolojiyle yetişmesinin kendi annelik tutumlarım sonucu gerçekleşebileceğini düşünüyordum. Bir bakıma öyle olduğu inkar edilemez ancak sorun şu ki, çocuğun üzerinde bu kadar etkili bir varlık olduğuma dair telkinler ve kendime yaptığım baskı, büyük bir strese, paniğe ve birşeylerin altında kalmışım hissine neden oluyordu. Doğru davranmama değil de, daha çok
Ergen- Genç, İÇ DÜNYA, KADIN

Gevşemiyoruz şükrediyoruz

Şöyle bir sorsak hiçbirimiz musibet istemeyiz ve belalardan uzak olmak için ne gerekiyorsa yapmaya dair bir içgüdümüz vardır. Fakat belki de hiç farkında olmadan sürekli birşeylerin kötüye gitmesine neden olan bir yanımız olabilir. Kendimde, bazı yakınlarımda, hatta tanıdığım bir çok kişide hatta bu zamanda çoğu insanda böyle bir yan olduğunu düşünmeye başladım bugünlerde. Tabi bela derken
ANNELİK, İÇ DÜNYA, KADIN

Hedefim istemek

Hedefsizlik insan için ne kadar yok ediciyse, hedef koymak da o kadar yıkıcı diye düşünmeye başladım son zamanlarda. Hedef koyarkenki niyetimiz sağlıklı olmayınca böyle oluyor galiba. Yaz aylarında herkes değişmek istiyor, değişim için farklı planlar yapıyor. Kimisi şu kadar kitap okuyacağım diyor, kimisi çocuğuna ekran sınırı koyma hedefleri koyuyor, kimisi sabahları erken kalkacağım tüm gün şunları
İÇ DÜNYA, KADIN

Eşi kontrol etme hastalığı

Çevremizdeki eşyalar ne kadar medeniyet ürünüyse, davranışlarımızın da o kadar ilkelleştiğini düşünüyorum bazen. Galiba eşyalar bize hizmet ettikçe ve bizim emrimizde oldukça, insanların da aynı şekilde birer eşya gibi 'bize amade' davranacağını sanıyoruz. İlkelliğin mesela bir ormanın içinde yaşayan biri, kendi kontrolünün dışında bir çok faktörün var olduğunu anlama noktasında bizden daha ileri oluyor. Böyle bir
İÇ DÜNYA, KADIN

İnsan varsa aile var

'Aile yapısı bozuluyor, aile zor durumda' gibi cümleleri çok duyar olduk. Ancak herkesin aile derken kast ettiği kavram farklılaştı. Kimisi aile derken herkesin birbirini sevdiği ve kendini bulduğu bir ortamı kast ediyor. Kimisi ise herkesin birbirine baskı uygulamak için, kendi konumunu kullandığı bir ortamı. Bir de aile kelimesini 'mucizevi kutsal formül' anlamında kullananlar var. En çok onları
ANNELİK, İÇ DÜNYA, KADIN

Acizlik duygusu ilerlemeye engel mi?

İnsanın kendini herhangi bir durumda aciz hissetmesi, tamam demek ki elimden hiçbir şey gelmiyor deyip kendini bırakmasına mı nedendir? Aciz kalma duygusunu kabul ettiğimizde, enerjimizi ve faaliyet isteğimizi kırmış mı oluruz? Nasıl olsa hiç bir şey bizim elimizde değil, nasıl olsa aciziz deyip köşeye mi çekiliriz? Daha kısa ifade edecek olursak, acizlik duygusu ilerlemeye engel midir? İki- üç senedir