Birkaç gün önce yakınımızdaki sağlık ocağında ‘Çocuğumun aşılarını yaptırmak istemiyorum ve bundan dolayı ortaya çıkan sorumluluğu üzerime alıyorum’ yazdığım bir belgeyi imzalamışken, bana en çok sorulan o soruyu cevaplayayım:

Çocuklarına aşı yaptırıyor musun?

İlk iki çocukta aşıların yan etkileri hakkında pek bir şey bilmiyorduk, ilkinde tercihe bağlı olanları bile yaptırdık. İkincide 1 yaştan sonrakileri yaptırmadık.

Aşıların ağır metaller içerdiğini, otizme ve başka hastalıklara neden olabildiğini öğrendikten sonra, şu an 2 yaşında olan Zeynep’in aşılarını yaptırmamaya kesin karar vermiştim.

Fakat doğumdan 10 gün sonra bebekten topuk kanı alınmasın diye imzaladığımız belgenin ardından gelişen süreç bu kararı uygulamama kısa bir süre engel oldu.

Şöyle ki, bebeğin doğumda alınan kanında bir değer kritik görünüyormuş, sağlık ocağı sistemden bunu görüp beni tekrar topuk kanı aldırmak için çağırdı. Bu durum bebeğin doğduğu gün yaşadığı tempodan dolayı çok sık rastlanan birşey olmasına rağmen, bir daha kan alıp bakmak istiyorlardı illa.

Hayır dedim. Yeni doğanlardan sürekli kan alınmasının sakıncalarıyla ilgili de bir sürü şey okumuştum. Belge imzaladım, topuk kanı aldırtmayacağım diye.

Bir hafta kadar sonra evi İl Sağlık Müdürlüğünden aradılar. Alenen tehdit ettiler. Neden bu tahlili yaptırmıyormuşuz, bebeğin sağlığı için önemliymiş, yaptırmamızı tavsiye ediyorlarmış. Yaptırmazsak eve gelip bizi tanımak istiyorlarmış. Acaba bebek istenmeyen bir bebekmiymiş, biz ilgilenmek istemiyor muymuşuz? Eğer istenmeyen bebek olduğunu düşünürlerse, aileyi mahkemeye veriyorlarmış.

Şiştim kadını dinlerken. ‘Yahu ben onun hamileliğinde ne zahmetler çektim, düşecek birşey olacak diye psikolojim bile bozuldu hatta, istememek ne demek yahu ağzını topla!’ diyemedim tabi.

Hiç uğraşmayalım birilerinin eve gelmesi stresiyle, kanı aldıralım bitsin dedik.

Sağlık ocağına aşıları yaptırmak istemediğimi söylediğimde de, belge imzalarsınız İl Sağlık Müdürlüğüne yollarız cümlesi söylendi. Yine aynı şeyleri yaşayacaktık.

O ara yaşadığım sıkıntıyı unutamam. Zaten ‘ya aşı yaptırmadığım için çocuğuma birşey olursa’ sorusuyla cebelleşip zar zor karar veriyorsun, bir de herkes çok büyük suç işliyormuşsun gibi seni sorguya çekecek olunca boğuluyorsun.

Birilerinin evime gelmesi ve beni mahkemeye vermesi gibi bir stresi yaşamak istemediğim için ilk bir kaç tanesini çok üzülerek yaptrıdım. Hatta ilkinde eşimi arayıp ağlamıştım. Hz. Ömer’in zehir içerken okuyup zehirden hiç bir zarar görmediği korunma besmelesini okudum aşı sırasında.

Yaşadığım vicdan azabına dayanamayınca aşıların gününü bildirmek için arayan sağlık ocağı hemşiresinin telefonlarını açmamaya başladım. İzimi kaybettirerek aşılardan kaçmaya çalıştım.

Aylar süren kaçıştan sonra bir gün sağlık ocağına bir şekilde gitmek zorunda kaldım ve hayretle neden ulaşamadığını soran hemşireye, aşılardan kurtulmak için başka çare bulamadığımı anlattım. Belge imzalasam yine evimi arayıp mahkemeye vermekle tehdit edeceklerini söyledim.

O hemşire ben sana zorluk çıkarmayacağım dedi ben aşıları yaptırmadığım halde yansıtmamayı başardı. Bu sıkıntıyı da böylece aştık diyerek aylar hatta yıl geçmişti ki 4-5 gün önce yine sağlık ocağından aşı için arandım. Bizim hemşiremizin ayrıldığını öğrendim. Yine telefonlara çıkmama yöntemini deneyecektim.

Fakat 2 gün önce oğlumu hastalığı için sağlık ocağına götürdüğümde bizim aile hemşiremiz olmamasına rağmen başka bir hemşire beni tanıdı ve sizin çocuğunuzun aşısı vardı diyerek yanımda bitti.

Kaç kaç nereye kadar gidecek diye düşünerek açık açık konuştum. Yine belge ve imzalama gereği söylendi.

O sırada konuştuklarımıza şahit olan doktor ‘Tabii ki yaptırmama hakkına sahipsiniz ama çocuğunuzun aşılarını yaptırın lütfen, aşılar hastalıklardan korur, bakın Suriyeliler geldiler mikroplar yaygın, hastalıkların yan etkileri aşıların yan etkilerinden daha büyüktür’ gibi benim zaten yüz milyon kere düşünmüş olduğum şeyleri tekrarladı.

Onunla orada tartışacak değildim, teşekkür ettim, söylediklerini bildiğimi ama yine de yaptırmak istemediğimi söyledim.

Ben kendi çocuğum için böyle bir tercih yaptım. Aşıların hastalıklara geçici bağışıklık kazandırdığını ve önleyici tedbir oluşunu elbette inkar etmiyorum. Fakat etraftaki insanların büyük kısmı zaten aşılı iken hastalıklar zaten yayılmıyor.

Yani o aşısı yapılan hastalıklarla karşılaşma imkanımız kaç binde hatta kaç milyonda bir ihtimal oldu artık.. Böyle küçük bir ihtimal için aşının yan etkilerini göze almam hiç ama hiç gerekmiyor. Ha belki eskiden olduğu gibi hastalıkların yaygın olduğu zamanlarda aşı yaptırmak zaruret olabilirdi. Fakat şimdi zaruret gelmiyor bana.

Milyonda bir uçak düşüyor diye uçağa da binmemem gerekir o zaman diye düşünüyorum. Sittin kere evire çevire düşünüp dönüp dolaşıp bu noktaya geldim.

Elbette bu benim eşimle konuşup kendi çocuğum için verdiğim bir karar. Kimseye aşı yaptırmayın diye bir tavsiyede bulunmuyorum. Bugüne kadar aşıları yaptırmayalım mı diye bu konuda konuşan çok bilir kişiye mail atarak bu konuyu sordum. Hiçbirisi şahsa özel yaptırmayın diyemiyor, anne babanın kararıdır diyor. Koskoca adamların tavsiye etmediği birşeyi ben niye tavsiye edeyim?

Belki bana küçük gelen ihtimal size çok büyük geliyordur bilemem. İmzaladığım belgede sorumluluğu üzerime alıyorum kısmını yazarken, üzerime birşey falan almıyorum Allah’a tevekkül ediyorum ve koruyucu olarak O’nu görüyorum dedim içimden.

Bir annenin Facebookta okuduğum şu yorumu da tevekkülle ilgili oldukça düşündürücü geldi:

‘Benim oğlum 1 yaşında otizm MMR (KIZAMIK-KIZAMIKÇIK- KABAKULAK) çoklu virüs aşısı yüzünden otizm denen hastalığa yakalandı. Sağlıklı bir bebekti şimdi ömür boyu bu hastalığın pençesinde… hastalık Allah’tan gelse bir yerde tevekkül giriyor araya ama kendi hatasının sonucunu çocuğunda görmek insanı oldukça zora sokuyor…’

İl Sağlık Müdürlüğünden aramalarını bekliyorum şimdi. Anadolu’nun bir çok ilinde belge imzalayınca iş bitiyor, seni aramıyorlarmış. Belki İstanbul’da da 2 sene öncesine göre birşeyler değişmiştir. Artık normalleşiyordur belki ya da çok meşhur olan şu yargıtay kararıyla ilgilidir.

Ama ararlarsa önce aşının koruyucu hekimlik kapsamında olduğunu, yaptırmamaya yasal olarak hakkımın bulunduğunu, aşısız ve sağlıklı yaşayan bir sürü insanın olduğunu, çocuğumun bir hastalığı varmış da tedavi ettirmiyormuşum gibi bir durumla karıştırmamaları gerektiğini söyleyeceğim.

Sonra isterseniz gelin buyrun bir çayımı için, ben de size aşıların ilelebet bağışıklanma demek olmadığından , yan etkilerinden , KKK gibi bazı aşıların derhal askıya alınması gerektiğini söyleyen profesörlerin bile var olduğundan söz edeyim diyeceğim.