Oğlum dün geniz eti ameliyatı oldu ve kulaklarına tüp takıldı.

Basit ve çabuk biten bir ameliyat olduğunu biliyorduk ama yine de çok zor geldi bana.

Bir hafta önceden başlayan korkum bir gece kala daha fazla arttı. Gece boyu defalarca korkudan kabus gibi uyandım, Allahım sen kolaylaştır diyerek yeniden uyumaya çalıştım.

Çocuk ameliyata girdiğinde ağlayacağımı biliyordum zaten. Ama ağlamak ne kelime resmen katıldım, berbat hissettim. Gebelik duygusallığının da etkisi büyük.

Tam ameliyathaneye girerken sakinleştiricinin etkisiyle oğlumun gözleri gitmeye başlayınca benim canımın bir tarafı koptu. Sanki ölüme gidiyor gibi ağlamaya başladım.


Sedyeyi götüren hasta bakıcılar, bak sen hamilesin yapma böyle, karnındakini düşün, kolay bir ameliyat filan deyince aklım başıma gelmeye başladı. Kendimi tutup teskin ettim. Ya çok üzülürsem birşey olursa bana, bebeğim erken doğarsa. Bu kaygı bıçak gibi kesti ağlamamı.

Evdekileri arayıp dua istedim, internette yazdım dua istedim hemen herkesten.

Ne zormuş.

Ben böyle hissediyorsam, saatlerce süren ağır ameliyatlar geçiren, ölüm riski olan hastaların yakınları kimbilir ne yaşıyorlar diye düşündüm.

40 dakika sonra çıktı. Narkozdan uyanmaya başlamıştı. Sayıklıyordu, öksürüyordu, çok bitkindi.

Evladını o şekilde görmek anneyi bitiren birşey. Gözyaşlarım kum gibi kaynadı yine. Ama bu sefer katılmamam lazımdı, çocuk uyanıyor güçlü olmak zorundasın.

İlk sözü “susadıım” oldu.

3 saat ne su ne yiyecek hiçbirşey verilmeyecekti. Zaten sabah da aç ve susuz gelmiştik. Çok üzülüyor insan. Ama çare yok.

Sonra açıkladık bir süre sana su veremeyeceğiz ama bak koluna serum takılı, oradan su içiyorsun dedik. Bir daha susadım demedi.

4-5 dakikada bir uyuyup uyandıkça “Ne oldu banaaa, rahatsızlık hissediyorum. Çok kötüyüm” diye sayıklıyordu.

Ameliyat oldun dediğimizde, hiçbirşey hatırlamıyorum dedi durdu. Belki 10 kere aynı şeye cevap verdik. Bir türlü inanamadı ameliyat olduğuna.

Biz burdayız bak seni çok seviyoruz dedik hep.

Bir ara doktor geldi baktı, ne çok geniz eti çıktı bu çocuktan dedi. Çıkan parçayı biz de epey inceledik, nerede duruyormuş boğazda bu kadar büyük şey diye şaşmamak elde değil.

İlk 1 saat geçince oğlum iyice kendine geldi. Gözleri açık etrafı seyretmeye başladı. Ve beklediğimiz kusmalar başladı. Bu kusmalar epey rahatlattı onu, daha bir açıldı.

Bir ara “Anne şimdi çok rahat nefes alabiliyorum” dedi, daha biz hiçbirşey sormadan. Sevindirik olduk, bu kadar çabuk beklemiyorduk sonuç almayı.

Öğleden sonra doktor kontrol etti, 1 saat sonra eve gidebilirsiniz dedi. Çocuğa kayısı hoşafı verildi ve ameliyat bittikten 5 saat sonra taburcu olduk.

Şu an yorgunluk ve halsizlik ve dışında gayet iyi. İçeride anneannesiyle oyun oynuyor.

Sabah yüzüne baktım, yüzü yuvarlaklaşmış sanki diye düşündüm. Hemen değişiklik olur mu abartıyorum canım diye geçirdim. Derken eşim “Çocuğun yüzünün şekli değişmiş fark ettin mi” dedi.

Evet dedim, ben de abarttım sanıyordum.

Öncesinde ağzını kapatamadığı için çenesi uzun ve aşağı sarkık gibi duruyordu. Çocuk ağzını kapatınca sanki kendini zorlamış ve çenesini germiş gibi duruyordu.

Şu an daha düzgün bir ifadesi var, ve zorlanmadan ağzını kapatıp burnundan nefes alabiliyor.

İnşallah kulağındaki tüpler de şifaya sebep olur da, kulaktaki sıvı toplanmasından da kurtuluruz.

Bademcik olmayınca geniz eti ameliyatı 1 günde biten kolay bir işlemmiş. Sadece 1 hafta çocuğun dinlenmesi gerekiyor. Hareketli aktiviteler yapmayacak.

Nedense geniz eti büyümesi çok yaygın. Telefonla arayan bir kaç kişi bizim çocukta da var geniz eti büyümesi dedi.

Ameliyat yaptıracak olanlara Allah kolaylıklar versin diyorum şimdiden.

Genel