Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Evlerine Teknoloji Giremiyor

19 Şubat 2010


Ekranın önünde saatler geçirmek yerine Jones ailesinin altı çocuğu vakitlerini kitap okuyarak, oyun oynayarak ve birbirleriyle konuşarak geçiriyorlar. 42 yaşındaki çift Miranda ve Richard Jones'a göre, bu değişik yaşam şekilleri bütün aileye başarı sağladı.

Sosyal gözlemleri 6 yıl önce başlayan çift, çocuklarından birinin daha az bilgisayar oyunu oynadığında huysuzluğunun azaldığını fark etti. Miranda Jones "Denizkenarına gittiğimizde çocukların bilgisayar oyunu oynamak için eve gitmek istediklerini farkettim ve bir akşam yemeğindeyken onların odalarında oyun oynarken yemeği tercih ettiklerini gördüm" diyor. Bu olaylardan sonra evlerine teknoloji yasağı getiren Jones çifti, cep telefonlarını bile kısıtladı.

3 yıl önce Ilkley'e taşındıklarında evlerine anten dahi almayan çift, böylece televizyonu gereksiz hale getirmiş. Joshua, 17, Sacha, 15, Theo, 13, Rudi, 7, Moses, 3 ve Nestor, 1, hafta sonları DVD izleyebiliyor ve ancak 18 yaşına geldiklerinde cep telefonu kullanabilecekler.



Rebecca Jones bu uygulamanın ailenin tüm fertlerinde olumlu etkiler yarattığını söylüyor; "Çocuklarımın düzgün bir çocukluk geçirmesini istedim. Bilgisayar başında zaman geçirmenin veya cep telefonuna sahip olmanın diğer çocukların yaptığı ama onların yapmadığı şeyler olduğuna ikna oldular. Bunun yerine dışarı daha fazla çıkıyorlar ve arkadaşlarıyla yüz yüze görüşüyorlar"

Kaçınılmaz şekilde çocuklar okullarıyla da ödevler için internet gerektiği gerekçesiyle sorun yaşadı ancak Jones çifti çocuklarına okulda interneti kullanıp evde de kitaplardan bakarak ödevlerini yapmalarını söyledi. Rebecca Jones'a göre bu kısıtlamalar sonucunda çocuklar daha sosyal ve popüler oldu.

Mynet

(Çocukları fazla teknolojiden arındırmak ailelerin görevlerinden biri olarak sayılacak sanırım ilerleyen yıllarda. Çoğu ebeveyn çocukların bilg oyunu oynamadıkları zaman daha mutlu olduğunu gözlemiştir. Biz de bu gözlemimizden beri (Ağustos ayından beri) oğlumuza bilg oyunu oynatmıyoruz. Bu yasağı oldukça kabullendi (zaten adına yasak demiyoruz) ve o zamandan beri hem kardeşiyle daha çok iletişim kurdu oynadı, hem de genel olarak daha pozitif bir çocuk oldu.

1 hafta kadar önce ise araba videoları izlerken araba oyunlarının oyun oynanırken çekilmiş videolarını izleyince ağlayarak ve çok acıklı bir tarzda oynamak istediğini söyledi. Ben de 15 dk izleyip süren bitince hemen kapatmayı kabul edersen oynayabilirsin dedim. Dışarı çıktığımız günlerde pek ihtiyaç olmuyor ama o gün dışarı çıkmamışsak 15 dk izliyor. Süren bitti deyince hemen kapatıyor. Biliyor ki süreyi ihlal ederse yine 5-6 aylık bir yasak gelebilir :)

Biz bilgisayarı, karşısına geçip kilitlenecekleri değil de uzaktan izleyecekleri TV konumuna getirmeye çalıştık çocuklar için. Çoğunlukla Yumurcak Tv nadiren TRT Çocuk kanalı açık oluyor. Çocuklar odanın içinde oynuyor, sevdikleri bir çizgi film çıkınca (Poko, Caillou, Arthur gibi) karşısına geçip izliyorlar. Tüm gün açık değil, genelde öğleden sonra kızım uykudan kalkıp oyuna doyduklarında açıyorum ama bu kanallarla ilgili bir saat sınırlamamız yok. Acaba o sınırlamayı ilkokula kadar koymasak mı, yoksa daha önceden mi koymak gerekir bilemiyorum. Sanırım genelde bu kanallar zararsız ve çocuklar için geliştirici programlar çıktığı için pek düşünmedim bunu.)

Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
  • busra 20.02.2010 tarihinde dedi ki :
    merhaba bu konu benimde kafamı kurcalıyor çünkü toplumca tv ve bilgisayar bağımlısı olmuş durumdayız...hemde çocuklar için büyük bir tehlike bu ama kimse farkında değil sanırım...yazıya tamamiyle katılıyorum. sanırım alt taraftaki yazıda büşra hanım sizin yorumunuz dimi. bence tv nin sürekli açık olması doğru dğil tv izlendiğinde açık olmalı sonra kapatılmalı zararlı diye düşünüyorum çoğu çocuklar tv de geçirdiği sanal saatler yüzünden konuşmayı kendini ifade etmeyi öğrenemiyor...bide belli kanallar açık demişsiniz çocuk sözkonusu olduğunda hiç bir çizgi film hiçbir kanal yüzdeyüz yararlıdır diyeyemiz sürekli izlenebilir de diyemeyiz ben özellikle trt çocuk ve yumurcak tv de belli şeyleri seyrettiriyorum zaten tüm gün daha çok reklam veriyorlar güzel programlarıda var ama tamamiyle yararlı tamamiyle zararı yok denemez benim fikrim bu tabiki.yararlı program bile olsa uzmanlar 3 yaşından sonra günde 1 en fazla 2 saat izlenmeli diyor. dvd olarak ta en fazla 2 çizgi film.sınırsızlık her konuda olduğu gibi bu konudada zarar verebilir çocuğa diye düşünüyorum.ben çok zorunlu kalırsam tv açarım çok bunaldığımda..mümkün olsa hiç açmıycam ama kızım ben tv yi kapattığım anda hiçses çıkarmazd çünkü sınırını bilir...daha çok oyuna okumaya parka vakit ayırıyoruz ne kayu ne arthur nede diğer çizgi filmler ve bahsettiğiniz kanallar bir çocuğa birebir ilgi birebir doğayla iç içe olmanın faydalarını sağlamaz bana göre.paylaşımınız için teşekkürler....
    filiz demir
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
  • busra 13.04.2010 tarihinde dedi ki :
    Benim de çocuklarımla yaşadığım en büyük problemlerimden biri tv ve bilgisayar oyunları. 8 ve 4 yaşlarında iki oğlum var. Her ikisinin de evde istekleri çatışmaya başladı. Yazılrınızı okumaya başladıktan sonra kural koymamaya başladım ama talepleri hiç bitmiyor. Özelliklede 4 yaşındaki oğlumun bilgisayarın karşısında olması beni rahatsız ediyor. Süreden ve zararlarını izah etmem ona birşey ifade etmiyor. İkna olmuyor. Büyüğü ile ise kurallar ve kuralcılık kı-onusunda hayli sıkıntılarım var. (Kural falan dedikçe belki kendimi fazla ifade edemedim) Ne söylersem ne yaparsam işine gelmeyen hiç bir konuda itiraz etmeden yaklaşmıyor. Sürekli ama sürekli tv karşısında o olmazsa bilgisayar karşısında olacak. kardeşide artık aynı taleple karşımda. Örn. Cumartesi sabah 7 de tv bir açıldı kahvaltı saatleri hariç öğlen işten geldiğimde 12,00 ,12,30 a kadar ekran karşısında buldum oğlumu. Üstelikte giderken ödevlerini tembihlememe rağmen. TV. ve Bilgisayarlarla ilgili düşüncelerinize görüşlerinize acil ihtiyacım var.Bir de büyüğüne özellikle en basit sorumluluklarını bile sürekli hatırlatmak zorunda kalıyorum. Sürekli tekrarı da yanlış buluyorum aslında.Örn. en basiti diş fırçalaması, çantasını hazırlaması, dersleri..

    BÜŞRA: o kadar çok soruyu barındıran içerikli bir soru sormuşsunuz ki :) kısaca iki şıkka ayıracak olursak, birinci şık çocukları nasıl bilg ve Tv başından kaldıracağım sorusu. Hem çocukla olan iletişim hem de kuralları nasıl koyduğumuz önemli. Sitedeki ödülsüz cezasız çocuk yetiştirmek bölümündeki yazıları takip etmenizi öneririm herşeyden önce. Çocuklara kendimizi ben dili ile ifade etmek, yani emirlerimizi ve isteklerimizi değil duygularımızı ve rahatsızlıklarımızı ben özneli cümlelerle ifade etmek hakkında sitede bir çok yazı var. Ben iletileri çocukların biraz daha insaflı ve olumlu tepkiler vermesini sağlayan yaklaşım biçimleri oluyor bizim için.Evde bulunup çocuğu kontrol edemiyorsanız, kurallar almalısınız. Ama kurallar tepeden inme değil, çocukların da fikri alınarak yapılmalı. Kuralların alınması için babanın da dahil olduğu aile toplantıları yapabilir, kendi gereksinim ve ifadelerinizi söyleyip, çocukların gereksinimlerini ifade etmelerini ve fikirlerini dinleyip uzlaşmacı kararlar alabilirsiniz. Örneğin bilgisayara veya TV'ye şifre koyma teklifi sunabilirsiniz. Ctesi öğlene dek zihnin açıkken ödevlerini bitirirsin, sonra da 1 saat bilg oyunu oynaman için süren olur diyebilirsiniz. Çocuk burada 2 saat diyebilir diyelim, anlaşmaya çalışır tmam 1,5 olsun dersiniz. 1,5 saat dolunca bilgisayarı kapatırsınız. Çocuk şifreyi bilmediği için bir daha açamaz. Aklıma gelenbir senaryo bu idi. siz kendi istek ve rahatsızlıklarınızı aile toplantısında dile getirip değişik teklifler sunabilirsiniz. Aile ortamında alınan kararlar ne olursa olsun, önemli olan çocuklarla dostane bir iletişim içinde olmak, uzlaşmacı olmaktır. Tv'ye şifre konuluyor mu bilmiyorum ama onun da ayarlarını değiştirmek gibi birşeyler olabilir. Küçük çocuğunuz da aile toplantısına katılmalı onun da fikirleri dinlenmeli ama 6 yaştan önceki çocukların isteklerinin kararlarda etkisi az olmalı.

    Sorunun ikinci şıkkı çocuklar nasıl sorumluluk sahibi olacak sorusu. bu konuda yakında bir yazı yayınlayacağım. koaly gelsin.
    HAAYIR cı anne
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
HAKKIMDA
Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
busra[at]annenotlari.com
DOST SİTELER
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
web tasarım ve programlama deSen
0.033 sn.