Ekleyen : busra
Tarih : 2010.03.03 00:00:00
Uyku sorunları

Bebeklerde Gaz Sancısı ve Kolik Ağlamaları



Gündüz bebeğimizin hiçbir şey yok, sağlık problemi de yok.  Akşam 9 - 10 dan sonra geceleri bağırmaya başlıyor. Her işimizi bırakıp koşturmacaya başlıyoruz. Her gece saat 4 den önce yatamıyoruz. Yardımcı olursanız sevinirim.

Bebeğiniz; 15. günden sonra özellikle akşam saatlerinde ağlamaya başlamışsa, ağlamaları 4-5 saat sürüyorsa, yer değiştirdiğinizde ve onu rahatlatmaya çalıştığınızda ağlamaları ara sıra kesilebiliyorsa, büyük ihtimalle kolik yani gaz sancısı nedeniyle ağlıyordur. Bunlar kolik belirtileri.

Bir çok uzmanın yaklaşımı, kolik ağlamalarının tek bir sebebi olmadığı çok çeşitli sebeplere bağlı olduğu şeklinde. Ama hepsinin üzerinde durduğu en yaygın sebep annenin endişeli ve kaygılı olması sebebi.

Bebeklerde kolik ağlamasına sebep olan en büyük etken annenin bir şekilde, stres ve endişe yaşıyor olması ve bunu bebeğine yansıtması. Bu bazen etraftaki büyüklerin bebek bakımıyla ilgili aşırı müdahaleci olması, bazen annenin bebek bakımıyla ilgili kendini yorgun ve yetersiz hissetmesi ve buna bağlı suçluluk duygusu, bazen annenin eşinden veya çevresinden göremediği ilgi açlığı, ya da başka bir şey olabiliyor imiş. En çok da etraftan müdahale gören, bebeğinin bakımındaki hakimiyeti kendisine verilmeyen annelerin bebeklerinde kolik görülüyormuş.

Annenin kolik sorunu hakkında bilinçlenmesi ve sorunun çözümünün kendi psikolojisinin düzelmesiyle ilgili olduğunu öğrenmesinin ardından, kolik ağlamaları % 80 azalıyormuş.

En büyük etken annenin kaygılarının bebeğe geçmesi olsa da, bazen tamamen başka sebeplere bağlı da olabildiğini uzman doktorlar belirtiyorlar. Diğer etkenler annenin beslenmesi, emzirme sırasında yapılan bazı yanlışlar olabiliyor.

Annenin aldığı besinler bebeğe geçtiği zaman da kolik ataklarının arttığına dair çalışmalar var. Annenin doğru beslenmemesi anne sütü yoluyla bebeği çok etkiliyor.. Daha önce internette okuduğum yazılardan aklımda kaldığı kadarıyla, gazı önlemek için annenin dikkat etmesi gerekenler:

- Karmakarışık beslenmek, hemen her bünyede aşırı gaz yapar. Yediğiniz yemekler sağlıklı besinler olsa da, emziriyorum ihtiyacım var düşüncesiyle bir kerede 10- 15 çeşit besini midenize sokarsanız sindirim zorluğu yaşayacağınız gibi bebeğinizde gaz problemi oluşmasına sebep olabilirsiniz. 10 çeşit abartı gibi görünüyor ama bazen kolayca mideye sokabiliyoruz. (Çorba+ yemek+ pilav+ salata+ turşu + yoğurt+ komposto+ tatlı+ arkasından çay+ meyve+ kuruyemiş+ helva) tüm bunları bir yemekte ve yemeğin hemen arkasından çay faslında alan bir annenin sindirimi hayli zor olur. Tatlı, meyve, helva gibi gıdaları ya yemekten önce ya da yemeklerin üzerinden 2 saat geçtikten sonra tüketmek gerekir. Emziren bir anne için en ideal öğün çorbanın ve ev yapımı komposto gibi sıvı gıdaların bol tüketildiği, ana yemekli bir öğündür. Ara öğün olarak da meyve çayları ve hurma anne sütü için faydalıdır.

- Anneler kafeinli ve gazlı içecekleri tüketmemeye dikkat etmemeli; çay kahve kola gibi. Bunlar da bebeğin kolik sancılarını en çok arttıran şeyler.

- Her bünyede aynı şey geçerli olmamakla birlikte, salata, portakal, mercimek (ve diğer baklagiller), inek sütü gibi gaz yapmasıyla ünlü olan yiyeceklerden tükettiğinde bebeğin ağlamalarının artıp artmadığını anne ölçmeli. Kendisine etki eden yiyecekleri tespit etmeye çalışmalı. Şunu yersem bebeğim bu gece mutlaka ağar diyen tespit etmiş annelerle karşılaşmıştım.

- Sindirimini zorlaştıran, gaz yapan ve bebeğe geçtiğinde rahatsızlık veren diğer gıdalar da, vücudun tanımadığı yapay gıdalardır. Cips, bisküvi, kraker, çikolata vs gibi paket ürünlerden de emziren annelerin özellikle kaçınması gerektiğini bir çok uzman söylüyor.

- Bebeklerde görülen, mide içeriğinin yemek borusuna doğru kaçması olarak tabir edilen gastro özefagial reflü de kolik sancılarına sebep olabiliyormuş. Annenin kuruyemiş, çikolata gibi gıdaları tüketmesi bu hastalığı arttırdığı belirlenmiş.

Emzirme sırasında dikkat edilmesi gerekenler:

-Bebekte gaz oluşmasına sebep olan bir etken de, çok uzun süre emzirmek. Bebekler annenin sütünü iki memeden toplam 15-20 dk içinde alıyorlar. Daha fazla emzirmek annenin gazının da bebeğe geçmesine sebep oluyormuş bulgulara göre.

- Annelerin bazen 45 dk ya varabilen uzun sürelerde emzirmeleri ise bebeğin aç kalacağı korkusundan kaynaklanıyor. Doktorumun tavsiye ettiği şekilde her iki bebeğimi de emzirerek bu kaygıyı hiç yaşamadım. Doğumdan sonra ilk 4 ay, emzirme aralarında mutlaka 2,5 saat geçmesine dikkat ettim doktorun tavsiyesiyle. Bunu gördüğüm her anneye söylüyorum. 2,5 saat içinde bebek acıkıyor ve anne sütünü hemen bitiriyor. Nazlı nazlı emen bir bebeği aç mı kaldı korkusuyla uzun uzun emzirmekten kurtulmuş oluyorsunuz, bebeğin gelişimi de iyi oluyor. Ve bebek iki memeyi toplam 15-20 dk.da emiyor.

- Kolikleri önlemek için emzirmeden sonra bebeğin, yarım saat hiç değilse 15 dk. özellikle akşam vakitlerinde dik pozisyonda tutulması gerekiyor. Anne ya da babanın omzuna yaslanmış, karnının sıcak tutulmuş olduğu, sırtına pıt pıt vurulan şekil.. Klasik gaz çıkarma pozisyonu da olan bu şekil, bebeğin gazı çıksa bile sırtına pıt pıta devam ederek ve bazen evin içinde dolaşarak yarım saate tamamlanmalı. 

Bebekte yapılabilecekler:

- Bebeğin karnını sıcak tutmak, akşamları karnına ütüyle vs ısıttığınız sıcak havlu koymak.
- Karnına masaj yapmak, zeytinyağı kullanabilirsiniz. Ya da bebeğin her alt değişiminde zeytinyağı sürebilirsiniz karın bölgesine bu da bebeği rahatlatır. Pişik olmasın diye hem altına hem göbeğine yayarak sürerdim bebeklerime.
- Yüzü koyun yatırma bebeği kolik açısından en rahat ettiren poziyon. Ani bebek ölümleri riskinden korkuyorsanız bebeği 45 derece yan yatırıp yanına, üstüne elini atabileceği yumuşak bir yastık vs koyabilirsiniz. Özel bebek yastıkları da var.
- Bebeklerin kolik sancıları için olan rezene çaylarından verebilirsiniz, ama bunların fazla kullanımı da tehlikeli olabiliyormuş, ölçüyü aşmayın.
- Ağlama saati gelince banyo yaptırabilirsiniz, bu da çok rahatlatır.
- Bebeğe mama veriyorsanız çok az, bir çay kaşığının ucuyla muskat da koyabilirsiniz. (Geçenlerde daha yeni tanıdım görüntü olarak cevize benzeyen, rendelenen, pırasa karnabahar gibi yemeklerdeki garip tadı alması için kullanılan, aktarda satılan muskat denilen baharatı. Annem a biz bunu bebek mamasına katardık gaz yapmasın diye dedi, sonra kayınvalidem de bu gaz yapmasın diye bebek mamalarına katılan şey ya dedi.)

Kolikli bebekler ortam değiştirmekle veya sesle rahatlar:

- Çok kişiden duydum kolik bebekleri gecenin bir yarısı arabayla gezdirerek susturduklarını. Balkona çıkmak, camdan baktırmak, banyo mutfak gibi bebeğin girmediği odaları gezdirmek, evin dış kapısını açıp şöyle bir baktırmak gibi aklınıza gelen her seçeneği deneyebilirsiniz. Uzun süren bir ortam değişikliği daha faydalı olur.

- Saç kurutma makinası sesi, elektirik süpürgesi ya da çamaşır makinası sesiyle susturanlar da var. İnsan ne kadar aciz, bunları uygulayanları da çok duydum.

Bebekler için sesler çok önemli, özellikle annenin sesi, Küçük Bebeklerde Gece Uykusu Ve Sesler yazısında ayrıntılı bahs etmiştim.

Benim bebeklerimde ilk ayın sonunda bazı geceler aynı saatlerde hafif ağlamalar oldu. Emzirdikten sonra yatağa yüzü koyun yatırıp yanında yatıp sırtına pıt pıt yapardım ve şarkı söylerdim. Gün içinde de sırta yapılan pıtpıtlar eşliğinde şarkı ve ninnilere devam ettim. Zaten her zaman mekanda daima bir şeyler mırıldanan, müziksiz yapamayan biri olarak bebeklerime ses terapisi yapmak çok eğlenceli olurdu benim için. Bebekte gaz olmasın diye en çok dikkat ettiğim şey ise çok çeşidi aynı anda almamak ve sağlıklı beslenmekti. Zaten karışık yememek konusunda aşırı bir hassasiyetim (hatta takıntı da diyebiliriz) var, emzirirken bile yemekten sonra 2 saat geçmeden ağzıma bir lokma koymazdım.

Bebeğinizin kolik ağlamaları varsa da, en geç 6. aydan sonra geçecektir. Geçici bir dönem olduğunu düşünmek de iyi bir tesellidir. Kolik ağlamalarının ve sancıların bebeğe bir zararı yoktur. Anne babaları bunu bilmek de rahatlatır.

Kolaylıklar dilerim.

Bu yazı 49175 kez gösterilmiştir.
Yorum yazmak için GİRİŞ »
busra 2010.03.04 tarihinde dedi ki :
dün ben sormuştum o halde ilk yorum da benden gelsin. çoook teşekkür ediyorum. bilgi sahibi olduk. gündüz hiç bir şey yoktu daha çok gece ağlıyordu. bu gün gece bir şey yoktu sabah başladı ağlamaya. hadi hayırlısı. bu günlere de şükür...
uğur ataseven
busra 2010.03.04 tarihinde dedi ki :
kaldı 132 gün bunun geçmesine yani...

BÜŞRA: her zaman 6. aya kadar sürmüyor. en geç 6. ay. düzeltiyorum yazıda.
ugur ataseven
busra 2010.03.04 tarihinde dedi ki :
Bebeğin karnına sıcak su koymak eğer bebeğin kolikten başka bir rahatsızlığı varsa tehlikeli olabiliyormuş. O sebeple ben bebeğimin ayaklarının altına, bacaklarına ılık su şişesi koymaya başlamıştım. Bebeğimin ilk ayları baharın henüz soğuk olduğu zamanlara denk geldiği için de altını açarken üşümemesi için saç kurutma makinesinin sıcak gelmeyecek şekilde bacaklarına doğru üflemesini sağlıyordum. Çok işe yaradı. sanırım daha önce çocuğu yarı beline kadar soymak onu üşütüyormuş.
Bir de bu ağrıların ve ağlamaların neredeyse kaçınılmaz olduğunu bilmek insanın sabrını arttırıyor. Çünkü hep kordonla beslenmiş olan ve ilk defa gıda alan bebek elbette bu değişikliğin sıkıntısını yaşıyor.
Krizler iyice arttığı zaman ben sırt üstü yatıyor ve bebeğimi kalp hizama yatırıp onun karnımdayken dinlediği kalp atışlarımı yeniden dinlemesini sağlıyordum.
Gaz çıkarma denilen pıtpıtlar bizde pek işe yaramadı. Aslında sanırım bebeği asıl rahatsız edip ağlatan midesindeki gaz değil de bağırsaklarındaki. Bizde de öyle değil midir.
bazen sırtımız üşümese bile ayaklarımız üşür ya bebeklerde de öyle olabilir. ben ayaklarını sıcak tutmayı deneyin derim.
rahşan yıldırım
busra 2010.03.17 tarihinde dedi ki :
ben soru yazmak ıstedım ama uye ol dıye bısey yok sorularım var cocugum hakkında

BÜŞRA: soru yazmak için üye olmanıza gerek yok. yorumlarda yazabilirsiniz.
yasemin
busra 2010.05.25 tarihinde dedi ki :
bebeğim 2,5 aylık.ağlama nöbetlerini bizde yaşıyoruz.internette konu ile bulduğum en açıklayıcı ve güzel yazı.teşekkürler
çok teşekkürler
busra 2010.07.08 tarihinde dedi ki :
bilgiler için teşekkür ederim..
nagi
busra 2010.07.08 tarihinde dedi ki :
bilgileriniz için teşekkür ederim
nagi
busra 2010.07.21 tarihinde dedi ki :
merhaba benim 1 aylık bir kızım var.galiba kolik nöbetleri bizdede başladı.tavsiyeleriniz çok güzel.denicem.ama mesela dün gece kızımı saat 3,5 kadar uyutamadım.böyle oluncada her yolu denedim.ayagımda ve beşikte salladım.sıkıntısı oldugu için süreklide emmek istedi.tabi anlıyorumki oda gazını arttırmış.asıl meselem ben oglumda çok çektim.hem kucaga,hem emerken uyumaya,hem salıncakta ayakta sallamaya çok alışıktı.kızımın alışmasını istemiyorum.oda şimdiden kucaktan inmek istemiyor.ne yapmalıyım.kendi kendine uyuması,yada kucaksız durması için.galiba bu kolik döneminde alışıyorlar.bana tavsiyeniz ne olur acaba.

BÜŞRA: uyku ile ilgili diğer yazıları okursanız yardımcı olacaktır.
dilara
carpediem1 2013.05.14 tarihinde dedi ki :
gaz problemi ile ilgili faydalı bir blog yazısı;

http://www.normalisgood.net/bebeklerde-gaz-sanicisi-gidermek-icin-oneriler/
Yeni yazılardan haberin olsun
Kategoriler
Ne arıyorsun
Instagramdan Kareler
Son Yazılar :
Önemli Konular :
web tasarım deSen
Her hakkı saklıdır © 2010
Kaynak gösterilerek ve aktif (tıklanabilir) link ile alıntı yapılabilir.
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.

Ekrandan düşen bu cümleden, "ev kadınları" derhal ödevlerini alıyor, yapmaya koyuluyor.

Evlerde misafir ağırlamalar azalıyor yavaş yavaş. Sofrayı, bir ev kadını olarak yeterince itinalı olarak düzenleyemeyeceklerini düşündüklerinden, ev kadınları eşini dostunu sosyal tesislerde,şık lokantalarda ağırlıyor.

Evinde ağırlayanlar da aşırı bir sofra düzeni içinde. Masanın üzerinde taşlar, tüller. Fiyonklar filan. Yemek değil de bez, tül, saten sırma, masa süsü yiyecek sanki misafir.

Temiz bir örtü serilir. Kıvamı yerinde yemekler muhabbet ile ikram edilir. Yemeklerin kıvamını sağlayan ev sahibinin güler yüzü, misafirin umduğunu değil bulduğunu efendice yemesidir.

Sofranın düzeni tertibi hem kendimize hem misafirimize saygımızı gösterir. Tertip düzen dediğimiz şey önemli. Olmaz ise olmazlardan. Ama onlar kadar önemli olan ev sahibinin muhabbet ile servis yapabilmesi. Neticede herkes kendi evinde karnını doyurabilir. Ama hiç kimse kendi kendine muhabbet edemez. Yemek, muhabbeti artırmak üzere ikram ediliyorsa , güzeldir.



Geçenlerde bir arkadaşım, bir konferans çıkışı "hadi bize gidelim dedi. Allah ne verdiyse. Güzel peynirim, mis gibi tarhanam var." Davete muhatap olanların gözleri parladı. Ama akşam trafiği derdi ile bu davete icabet edemedik.

Bizi bunca mutlu eden şey arkadaşımızın samimiyeti idi. Muhabbetimiz ayaküstü kalmasın evde devam edelim, sizi kendime kendim kadar yakın hissediyorum ifadesinin söze dökülmesi idi tarhana çorbası ve peynir daveti.



II-

Ev eskiden üretimin merkezi idi. Günümüzde en hızlı tüketim merkezi.

Geçenlerde evime gelen bir arkadaş, mutfak dolaplarını yenilememi, koltuklarımı değiştirmemi söyledi. Baktığı her yere değiştirilecek bir nesne olarak baktı. O gitti gözleri evde kaldı. Kendimi ve evimi arındırmam kırk sekiz saat sürdü.

Şuraya şunu yap buraya bunu yap.

Anlar belki diye, görüşmeyeli iç mimari çalışmışsın herhalde dedim. Yoo dedi.

Simetri hastalığı had safhada. Raflardan kayan kitaplara dokunacak oldu. Bunların tozunu kim alıyor dedi. Kimse almıyor. Okunuyor o kitaplar. Okunan kitap tozlanmaz ki!



Oturma grubunu değiştir dedi sonra.

Senin değiştir dediğin şeylerle ben gurur duyuyorum dedim. Dudak büktü.

Çünkü dedim çocuklarıma israf etmemeleri gerektiğini didaktik cümleler olarak dile getirmeme ihtiyaç kalmıyor.

Bari dedi perdelerini değiştirsen.

Onları hayatta değiştirmem dedim. Bende anısı çok büyük. Evlenirken perde alacak para kalmamıştı, ben onları beyaz iş çarşafları ikiye bölerek yaptım.

E artık paran var değiştir dedi ısrarla.

Geçen zaman içinde, eşyalarımı değil arkadaşlarımı değiştirdim sadece dedim.

Anlamadı tabi.

Onu alman lazım bunu alman lazım diyenlerle bir müddet sonra ilişkimi kesiyorum. Çünkü ben ona yüküm, o da bana yük.

Hayatım boyunca, paranın sahip olamayacağı şeylere sahip olmak istedim. Daha çok paraya, iktidara, güce sahip olmak isteyenler ile arkanızda bir mazi bırakmış olsanız da bugünde yürüyemiyorsunuz.

Kendine bak, dolabını yenile, şuraya şunu koy buraya bunu koy diyenlerle bir işim yok. Hele kendi gittikten sonra teftiş kurulu olarak gözlerini evimde unutup gidenlerle hiç işim yok.

Teftiş kurulu olarak çalışan arkadaşlarıma baktım. Hepsi de ev kadını. Televizyonun kendisine verdiği ev kadını rolünü o kadar içselleştirmiş ki. "Bir ev kadını olarak" diye başlayan bütün cümleleri eksiksiz yerleştiriyorlar hafızalarına.

Bütün reklamlar, reality şovlar ev kadınlarına kendilerini kötü hissettirmek üzere düzenlenmiş

Oysa ev kadınları ile Türkiye, Türkiye idi birkaç yıl öncesine kadar. Evlerde kadınlar olduğu zaman o evler yuva oluyor. Evlerde kadın olduğu zaman, çocuklar koşarak ve korkmadan geliyor evine.

Komşu komşunun külüne, evlerde kadın olduğu zaman muhtaç oluyor.

Ne vakittir bazı evlerde kadın yok.

Ha biri var. Şu reklamdaki gibi. Mutfakta biri mi var diye soruyor ya. Mutfakta biri var. Mutfakta baş köşeye yerleştirilmiş 38 ekran televizyon var. Ev kadınlarının çoğu işte o televizyonun içinde.

III-

Ama bir de evleri yuva yapan "ev" kadınları var.

Evlerini tüketim merkezi değil üretim merkezi yapan kadınlar.

Bilirsiniz işte iş güç diye söze başlayıp; "reçel kaynattım, erişte kestim işte biraz. Arkadaşlarla toplandık mantı yaptık. Yaptığımız mantıları satıyoruz. Dört öğrencimiz var bu yıl burs verdiğimiz" diye ayaküstü konuştuğum kadınlar var. Onları çok seviyorum. Bir kaç dakika muhabbet ediyoruz topu topu ama ömür boyu bende kalan oluyorlar.

Doktor kadınlar var, öğretmen kadınlar. "Çalışan kadın" taraflarına bürünmeden evini yuva yapmaya gayret eden. Sadece kendi evini değil ihtiyaç sahiplerini arayıp bulan, onların mekânları yuva olsun diye gayret sarf eden kadınlar. Gözlerinin altında mor halkalar. Gecede beş saat uyuyarak ayakta duran kadınlar.

Memuriyetten atılmış türlü sıkıntılar içinde yaşamaya gayret eden; yaşamaya gayret ederken başkalarının müşkülünü çözen kadınlar var. Evladının okuluna gidip "ben müstafi bir öğretmenin. Mum dibine ışık vermiyor. Sınıfınızdan bir iki çocuğu benim çocuğumun yanına arkadaş edelim de, haftada bir gün ben onlara ilave matematik –Türkçe dersi vereyim diyen kadınlar.

En iyi okulları bitirdiği halde bir türlü iş bulamamış, gönüllerinin güzelliği gözlerine aksetmiş genç kızlar var. Hayata küsüp, bunca yıl okudum ne oldu diye şikâyet etmek yerine; görelim Mevla neyler neylerse güzel eyler diyerek; akan su kir tutmaz, öğrendiklerimin zekâtını ben de birilerine sunmalıyım diyerek; fakir öğrencilere özel ders vermek için yola çıkmış genç kızlar var.

İşte ben onları çok seviyorum.

Herkes İslami burjuva, bilmem kaç dolarlık başörtü muhabbeti yapıyor. Marka Müslümanları da var, Müslümanların markaları da.

Siz onları görmüyorsunuz diye yok zannetmeyin.

Mutfakta sahiden biri var.

Türkiye" width="100"/>
Mutfakta Biri Mi Var?

Ağız Diş Sağlığı Ve İmplant (Diş Ekme) Tedavisi