Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

72 Saat Açlık Yaptım

27 Ekim 2011

Açlığın faydalarından ve zamanımızda korkulduğu gibi bir öcü olmadığından hep bahsetmişimdir.

Kızkardeşim ben gelip çocuklarla ilgilenirim deyince 3 günlük açlık yapmaya karar verdim. Hastalıklarıma şifa için. Açlık tedavisi, yüzyıllardır uygulanan ama zamanımızda unutulmaya yüz tutan, süreci zor ama sonuçları rahatlatıcı bir şifa yöntemi. Kızkardeşim de doktorların mutlaka ilaç kullanmalısın dediği önemli hastalığından, ilaçları bırakarak ve açlık tedavilerini uygulayarak şifa buldu.

Pazar akşamı 7'de yemeyi içmeyi bıraktım. İftar ve sahurlarda su içerek 3 gün oruç tuttum. Çarşamba akşam meyve suyu ve meyveye başladım. Aradaki 3 günde suyu sınırlı miktarda içtim.

İki gün yani Ptesi-Salı iyi geçti. Hatta Salı günü öğlen dışarı bile çıktım. Ama son gün yani dün halim haraptı. Çok az kaldı diyerek kendimi teselli etmeye çalıştım, baygınlık geçirmiş gibi ortalarda dolanarak günü geçirmeye uğraştım. Ayağa kalkınca yıkılacak gibi olma, kafa sallantısı, göz kararması...

Bir yandan dünyada açlık çeken insanları düşündüm. Ben akşam bitecek bu açlık diyerek yıkılmamaya çalışıyorum acaba onlar nasıl hissediyorlardı yemek bulamayacaklarını bile bile git gide çökerken?

Açlıkta son saatlerimi geçirirken 65 saat depremde yıkıntı altında aç susuz kalmış insanları gördükçe, onlarınkinin de benimkinden çok daha zor olduğunu düşündüm. Ben 3 gün boyunca su içmiştim, bakanım vardı.

En çok da insanın ne kadar aciz olduğunu bir daha anladım. Boğazından birşeyler geçmeyince hiçbir şey yapamayan, ayakta duramayan, gururlanacak kibirlenecek hiçbirşeyi olmayan birer insanız. Vücudumuz demirden değil çabuk bozulur ve dağılır et ve kemikten ibaretmiş hissediyor insan.

Çarşamba akşam bir bardak sulandırılmış elma suyu içer içmez ayağa kalkmaya başladım. Gece hep meyve yedim aralıklı olarak. (Bağırsak burkulması olmaması için birden yemeklere saldırmamak gerekiyor)

Bu sabah kahvaltı ederkenki halimi görseydiniz... Dokunmasın diye yine çok fazla yememem gerekiyordu az yedim. Ama resimde gördüğünüz gibi bir beyaz peynir benim için altınla değeri biçilemeyecek birşeydi. Bir yandan yüzümde tutamadığım bir sevinç ve şükürle dolu bir gülümseme bir yandan içimde bir ağlama gibi hazin bir duygu vardı.

Allah kimseye açlık göstermesin bu dünyada da ahirette de.

Hayattan şikayet edenler açlığı mutlaka denemeli. Yeniden doğmuş gibi oluryorsunuz. Merak etmeyin 1,5 günlük açlık da var, dayanamayacağını düşünenler onu da yapabilir.

Açlık orucu hakkında kısa bilgi de vereyim:

3 günlük oruç: İftar ve sahurda bir şey yenilmeden 3 gün arka arkaya tutulur. Hastalığı ağır olanlarda bu 3 günlük oruç 7 gün arayla 7 defa yapılır. Bütün hastalıklara, kanser dahi olsa çok büyük faydası vardır. Oruçların sonunda önce meyve suyu sonra meyve daha sonra sebze yenilerek yavaş yavaş normale dönülür. Hemen yemek yenilirse bağırsakta burkulma olabilir. Tehlikelidir.
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
    HAKKIMDA
    Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
    busra[at]annenotlari.com
    DOST SİTELER
    Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
    web tasarım ve programlama deSen
    0.057 sn.