Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Çocukta Obezitenin Psikolojik Etkileri

24 Haziran 2012

Şimdi başlığı okuyunca, çocukların obez olmasına sebep olan psikolojik etkilerden bahs edeceğimi düşünmüş de olabilirsiniz.

Evet, obeziteye sebep olan yeme alışkanlıklarının çoğunlukla psikolojik temellerinin de olduğu yazılıp çiziliyor. En çok da, kişinin hazzı ve mutluluğu en çok yemek yemekte bulması, hatta başka şeylerden mutlu olmaması gibi durumlar sebep oluyormuş.

Benim biraz bahs etmek istediğim konu ise, obez olmanın çocuğun psikolojisine etkileri, yani sonuçları.

Gittiğim yerlerde, parklarda bahçelerde şişman çocukların halleri dikkatimi çekiyor. Artık hamburger göbekli şişman çocuklar görmeye alıştık.

1. Bir kere çok yavaşlar, koşmak oynamak istemiyorlar.

Biz yetişkinler bütün gün durmak bilmeyen çocuklarla ilgili hep deriz ya "Nereden buluyor bu kadar enerjiyi, hiç yorulmak bilmez misin evladım sen?"

Aslında bu şikayetimiz çocuğun doğallığını gösteriyor.

Kendimi şişman bir çocuğun yerine koyuyorum. Ben de diğerleri gibi koşmak, doya doya zıplamak isterim herhalde. Ama halim yok, hemen yoruluyorum. Yorulacağımı bildiğim için oyuna başlamak bile istemiyorum bazen. Ümitsizlik gibi birşey.

Bir çocuk gözüyle bakınca gerçekten insanın kişiliğini etkileyecek karamsar bir tablo ortaya çıkıyor.

2. Koşup oynayamadıkları için kendilerinden 4-5 yaş küçüklerle oynamayı tercih edebiliyorlar. Çünkü kendi yaşıtlarının yanında çok yavaş kalıyorlar, topa koşamayınca gol yeyince tepki göreceklerini biliyorlar. Bu da varoluşsal bir "geride kalma" durumu onlar için.

3. Sonra diğer çocukların şişmanlıklarıyla dalga geçmesi durumunu yaşıyorlar. Belki kendilerinden küçüklerle oynamalarının bir sebebi de bu, küçükler dalga geçemiyor pek.

4. Büyüdükçe ergenliğe yaklaştıkça "benim vücudum çirkin" algısıyla kendilerine baktıkları ve ben değersizim anlamı çıkardıkları da biliniyor. Belki hayat boyu enselerine yapışan en kötü sonuç bu.

Peki Neler Yapılabilir?

Yetişkinlikler olarak biz de şişman çocukları ikinci sınıf vatandaş gibi görmek yerine, onlarla nazikçe değer vererek konuşmakla başlayabiliriz. Şişman çocuklarla dalga geçen yetişkinler var!

Şişman çocuklara hep tavsiyeler verilir, uyarılar yapılır. Biraz daha hareketli ol, koş oyna denir mesela. Bunun yerine çocuğa o koşma oynama coşkusunu vermeye çalışmak daha doğru geliyor bana.

Çok ciddi bir şeye moralimiz bozukken, neşeli bir insan çok kolaymış gibi hadi gül biraz deyince insan sinir olur ya.. Halbuki gelip sizinle konuşarak doğal bir süreçte sizi güldürebilir de o insan. Yani manasızca ve düşüncesizce "hadi gül biraz" demek farklı, gerçekten neşelendirebilmek farklı.

Bence şişman çocukların biraz bu noktadan desteğe ihtiyaçları var, bildik tavsiyelere değil. Onların hareket etme isteğini coşkusunu arttıracak bir yakın, bir arkadaş mı olur artık bilemiyorum. Anne baba da olabilir aslında.

Çocukların çoğu oyunu düşünmekten yemek yemek istemez, akılları oyunda kaldı yemiyorlar diye şikayet ederiz. Aslında bu da çocuğun çocukluğuna yakışan bir durum.

Şişman çocuklar ise, yemeği oyundan daha çok umursuyor. Ya da 5-6 yaşa kadar en azından bir yandan oynarken bir yandan yiyor.

Şişman çocukların ailelerinin belki biraz da bununla uğraşması gerekiyor. Çocuğun mutluluğu yemekten başka şeylerde de bulmasıyla yani. Kendileri de öyleyse belki kendileri değişerek örnek olabilirler en başta.

Diyetler, beslenme programları filan ne kadar uygulanabilir bilemiyorum. Makul olan, az da olsa sürekli uygulanabilecek kararlar almak sanki. Şu çalışmanın 23. sayfasında tedavi yöntemlerinden seçilebilir.

En iyi bildiğim kilo almayı yavaşlatma ya da durdurma sebeplerinden biri de, yavaş yemek. Hızlı yemek hem 20 dakika sonraki doyma hissi gelene kadar çok miktarda yemeye sebep oluyor. Hem de besinler hızlı yerken iyi çiğnenmediği için hazmın zorlaşmasına, besinlerin toksin ve atık olarak vücütta birikmesine sebep oluyor.

Çocukları yemek sırasında konuşturup yavaş yemelerini sağlayabiliriz :)

Bizim çocuklarsa yemekte o kadar çok muhabbet ediyorlar ve yavaş yiyorlar ki, ben konuşmaktan yemek yiyemiyorlar diye sürekli müdahale etmek zorunda kalıyorum.

Herkesin derdi farklı. Ama tabi zayıflık şişmanlık kadar büyük sorun değil, ergenlikten sonra güzel olmak anlamına geliyor ve o zaman kilo alınıyor zaten diye düşünüp teselli olmaya çalışıyorum oğlumun kupkuru bacaklarına bakarken.

Allah tüm ana babalara kolaylıklar versin.
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
    HAKKIMDA
    Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
    busra[at]annenotlari.com
    DOST SİTELER
    Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
    web tasarım ve programlama deSen
    0.029 sn.