Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Ağlatmak Ya Da Ağlatmamak

13 Eylül 2012

Bütün mesele gerçekten bu. Bebeği olan bir annenin bazen tüm meselesi. Etraftan gelen "Ağlatma çocuğu" ve "Ağlasın bırak bir şey olmaz" tavsiyelerinin tecrübesiz bir annenin omuzlarını iyice ağırlaştırması.

Her ağladığında cevap verirsem ağlamayı kullanır mı acaba diye düşünüyordum ta bugüne kadar. Fakat şimdi bu endişeyle çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılamamanın bir yanılgı olduğunu düşünüyorum.

Şımarır mı? Öyle olmasa gerek. Çünkü şımartmak çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılamakla değil, karşılayamamakla geliyor.

Nasıl? Çocuğun duygusal ihtiyacı maddeyle doldurulmaya çalışılıyor.

Sonuç? Duygusal olarak tatmin olmuş bir çocuk canı yandığında, incindiğine ağlar, istediğini yaptırmak için değil. Ya da ben öyle olmasını ümit ediyorum.

Neyse konuya dönelim.

Çok sevdiğim bir dostumun "Ev işini misafiri filan boşver. Bebeğinin tadını çıkar, onunla vakit geçir. Çok çabuk büyüyorlar" tavsiyesini unutmuş bir halde mutfakta bir şeyler yaparken ana kucağında kollarını bana doğru açmış hafif ağlamaklı bebeğimi kucağıma almayı geciktirdim geçen gün.

Ve akşamına bir kitapta özetle şunları okudum:
Bebekler ilk yıllarda kendilerini ne kadar güvende hissederlerse, ileriki yaşlarda ve yetişkin olduklarında da o kadar güvende hissederler. Çocuğunuz size ihtiyacı olduğunu belli ediyorsa onun ihtiyacına mutlaka karşılık verin.

Bunun üzerine bebeğimin bana ihtiyacı olduğu anda tüm diğer işleri erteleyip onun ihtiyacını karşılama kararı aldım ve çok önemli bir şeyi keşfettim. Bebek kendini güvende hissettiği anda keyfi yerine geliyor ve hemen ardından oyununa devam edebiliyor. Öte yandan bebeğe bu güven duygusunu yaşatmamak veya geciktirmek ise hem bebeği hem anneyi stresli bir kısır döngünün içine sokabiliyor. Ağlayan ve hiç bir şeyden tatmin olmayan bir bebek ve bundan bıkmış sabrı tükenen bir anneye doğru giden kısır döngü.

Elbette bebeklerin ağlama sıklığı, neden ağladıkları, ne kadar ağladıkları yaşa göre çok değişiyor. Bebekten bebeğe ve aynı bebekte aydan aya bile değişiyor. Ancak bebeğin anneye, sıcaklığa ve güvene olan ihtiyacı değişmiyor. Ağladı ağlamadıları bırakıp yalnızca bunu hatırlasak yeter sanırım.
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
    HAKKIMDA
    Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
    busra[at]annenotlari.com
    DOST SİTELER
    Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
    web tasarım ve programlama deSen
    0.033 sn.