Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Anlatabiliyor muyum?

18 Ocak 2013

Merhaba,

Bilinçli ve faydalı anne baba olmak kolay değil...

Çocuğumuzun hayatı belki de bizim ona verebileceğimiz değerlerle şekil alacak.

Ancak değer aşılama noktasında ben kendimi çok eksik görüyorum.

Örneğin bir anne çocuğuna şu değerleri nasıl öğretebilir?

- Bir dilim ekmek için kaç buğday tanesinin kullanıldığını,

- Her bir buğday tanesinin de bir yılda ne şartlarda, nasıl büyüdüğünü,

- Isırılıp atılmış bir elmanın, içinde nasıl mucizeleri barındırdığını,

- Bir yıl süren bekleme serüvenine elmanın da katıldığını,

- Bir kalemi gereksiz her açışımızda bu kadar kolay yazı yazabildiğimize şükredebilmeyi, eskiden kullanılan isi, hokkayı, mürekkebi...

- Yıl içinde eskitilemeyen elbiselerin farkına varamayıp, buna rağmen giyinecek bir şeyim yok demenin, elbisesinde onlarca yama olan kişilerdeki karşılığını,

- Çeşme başında gereksiz ve lüzumsuz yere akıttığımız suyu bulamadan, susuzluktan ölen insanların varlığını,

- Burun kıvırdığımız yemeğin; yağını, salçasını, tuzunu, etini, sebzesini, bakliyatını, pişirmek için kullandığımız yakıtını,

- Bunların herbirinin, akıl almaz bir kainat fabrikasından, nasıl ayrı ayrı çıktığını,

- Hasta değilken, hasta gibi davranıp somurtmamayı, gerçekten gülebilmenin, sağlıklı olmanın ne kadar büyük bir zenginlik olduğunu,

- Tembellik yaptığımız konularda, âzâları sağlam olmayan bir çok insanın bunları yapabilse, koşabilse, yürüyebilse, iş yapabilse ne kadar mutlu olabileceğini,

- Kısacası; "Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz!" düsturunu hayatımızın tamamına nasıl döşeyebileceğimi...bilemiyorum...

Büyüklerimiz bunu başarmışlar, annem-babam bunu bana anlatmış ve uygulamada çoğunlukla olumlu sonuç almışlar.

Bir çoğumuz için böyledir diye düşünüyorum.

Ama sanırım ben şu anda bu derslerden kalıyorum...

Anlattıklarım sonuç vermeyince kendime bakıyorum...ve çok üzülüyorum.

Acaba bu değerleri 21. yüzyıl çocuklarına nasıl vermeliyiz, verebilmeliyiz...

Hoşçakalın.

http://ben-bir.blogspot.com
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
  • busra 21.01.2013 tarihinde dedi ki :
    Ne güzel kaygılar bunlar. Ben anne babada bu hassasiyetler varsa çocuğa da geçeceğini düşünüyorum. Yeter ki, çocukla aramız iyi olsun. Çocuk bizi sevince bizim yaptığımızı yapmaya çalışıyor. Bize benzemeye çalışıyor. Ama bazen ebeveyn olarak çocukta illa ki görmek istediğimiz bir sonuç için, ilişkimizi çok kötü etkileyecek şeyler yapabiliyoruz. Herşeyden önce bu hataya düşmeyelim. Dua edelim.

    Bir de, bazı şeyler süreç istiyor. Çocukluk döneminde sanki o çok istediğimiz özelliğe çocuğumuz sahip değilmiş gibi geliyor. Çünkü yeterli olgunluğa ulaşmamış oluyor. Ama büyüdüğünde bakıyorsunuz ki o özellikleri kazanmış. Yani sabırlı olmak gerek :) Kendi davranışlarımızla mesaj verip, beklemek gerek.

    Tabi beklemek derken, bırakalım çocuk dilediği gibi israf etsin bir gün öğrenir anlamında söylemiyorum. Uyarının, ikazın dozunu arttırmamayı, tadını kaçırmamayı kast ediyorum. Hemen sonuca odaklanma yanlışına düşmemekten bahs ediyorum.

    Sevgilerle.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
      rahsan 22.01.2013 tarihinde dedi ki :
      büşra hanım ben de bu konuya bir yorum yazmıştım yayımlanmamış. söylediklerimin hangi kısmına katılmıyordunuz?
  • busra 22.01.2013 tarihinde dedi ki :
    rahşan hanım merhaba, sizin yorumlarınızı seviyorum ben :) görseydim yayınlardım ama yorumunuz yayın panelime düşmemiş, iki ayrı yerden kontrol ettiğim halde bulamadım.

    ve katılmadığım yorumları yayınlamama gibi politikam yok :)

    tekrar yazarsanız yorumunuzu sevinirim. iki defa gönderin ki kayıt edildiği garanti olsun. sevgiler.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
  • rahsan 23.01.2013 tarihinde dedi ki :
    Bunları anlatmanın bir yolu yoktur. Aslında anlatmak diye bir şey yoktur. Biz her an farkındalıkla ve doğallıkla bu düşüncelerimize uygun yaşar ve davranırsak, ve gözüne sokmak istercesine, bir elbise giymiş de onu göstermek istercesine değil onu kendi tenimiz olarak taşırsak öğrenmelerini sağlayabiliriz. Çünkü çocuklar "öyle olan" ile "-mış gibi yapan" arasındaki farkı anlamakta ustadırlar. Bunları kaygılanmayın anlamında söylüyorum.Ve ancak niye yaptığımızı sordukları zaman sorusunun cevabını verebiliriz. Onlara anlatamayız, sorularını cevaplayabiliriz. Sorusundan kaynaklanmayan bilgiler çarçur olacaktır.
    Bir de hayata bizim istediğimiz gibi olmak için gelmediklerini hatırlamak gerek. Bazen doğruyu en iyi bulmanın yolu deneyimlemektir. Bu konu bıçak sırtı gibidir evet ama insanın bazen ufak çapta elini yakması onun canını kurtaracak bir deneyimi ona sağlar. Biz bile "her şeyi senin için düşündük en iyisi en hatasızı bu" denilerek bir hayat önümüze konsaydı kendi deneyimimizi tercih ederdik. İnsana da bir irade verilmiş olmasının sırrı buradadır. Sizin yıllar içinde biriktirdiklerinize bu yaşta sahip olmalarını beklemeyin. Onlar da biriktireceklerdir. Sizin şimdi şer zannettiğiniz şeylerde hayır olabilir.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
      sevdetuba 23.01.2013 tarihinde dedi ki :
      Rahşan Hanım, yazdıklarınız farklı bir ufuk açtı gönlüme...teşekkür ederim.
  • ogrenen 24.01.2013 tarihinde dedi ki :
    Bir anne mutlaka çocuğuna bu değerleri vermek istemeli.Ama tek başına yetersiz kalır. Çevrenin, okulun ,öğretmenin bu değerleri verme konusunda aynı kaygıyı taşıması ve en öenmlisi de kendimizi verebilme konusunda güncelleyebilmeliyiz. Vericilerimize gelişmiş yeni versiyonlar yükleyelim.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
  • sibelkale 21.01.2013 tarihinde dedi ki :
    Merhaba, bu konuyla ilgili bende epeydir kafa yoruyorum kendimce ne yapabilirim diye.. İlkokul çağındaki iki kızım için günlük plan çizelgesi yaptım. (yine sitenizde okumuştum çok işe yarıyor)
    Her sabah kalktıkmarında, yataklarını toplamak, giyinmek, saçlarını taramak, dişlerini fırçalamak, beslenme çantalarını hazırlamak kendi görevleri, bunları yaptıklarında günlük listenin birinci bölümüne bir yıldız yapıştırıyoruz, akşam işten çıkıp onları okuldan alıp eve geldiğimde de, yapılan yemeği itirazsız mızıklamadan yemek, ödevlerini bir saat içinde savsaklamadan yapmak, dişleri fırçalamak ve kısaca odalarını toplamak, ve en az on dakika kitap okumak akşamki görevleri, onları da yerine getirirlerse bir yıldız daha kazanıyorlar. Böylece bir hafta geçiyor,hafta da bir evi beraber temizliyoruz önceden kimin ne yapacağını belirliyoruz.. Bu şekilde bir hafta bittikten sonra önceden belirledikleri bir hediyeyi kazanıyorlar..
    Konuyu toparlamak gerekirse şu hediye meselesi, iki defa oyuncak almaya gittik, nerde en son moda oyuncak var onu istiyorlar..Bir haftanın sonunda onlara alacağım iki oyuncak bir haftalık mutfak masrafına bedel.. Sonra bir iş arkadaşım bahsetti, buradan bit pazarlarında çok temiz az kullanılmış oyuncaklar var diye.. Çocukları büyüyen veliler onların oyuncaklarını üç otuza satıyorlar.. Artık her hafta sonu erkenden kalkıp kahvaltımızı yapıp oraya gidiyoruz, inanılmaz küçük paralara harika oyuncaklar ve eve lazım olan başka şeyleri alıyoruz.. Para alışverişinde sekiz yaşında olan büyük kızımı görevlendirdim inanılmaz mutlu oldu.. Meselede dikkatimi çeken çocuklar için dünyanın parasını veriyoruz kapitalizmi kazandırıyoruz, iki gün oynayıp yüzüne bakmıyorlar, ama bu pazarlarda araya araya bulduğumuz oyuncaklar bir kıymetli ki anlatamam.. Uyguladığımız bu metod sayesinde onlar mutlu bende inanılmaz rahat ettim. Yıllarca en ufak şeyleri rica minnet yaptıramazken, şimdi bit pazarından alınacak oyuncağı kazanmak için nasılda görevlerini yapıyorlar,bir de ballandıra ballandıra arkadaşlarına çizelgemizi gösterip anlatıyorlar.. Önceden birşeye sahip olmak i çin çalışmaları gerekiyordu, lazım olan olmayan herşeyi zaten alıyordum, bir de laf dinlemiyorlar diye hayıflyanıyordum.. Şimdi zaten alacaklarımı kendileri çalışıp kazanmış oluyorlar. Çalışan annelere bütün kalbimle tavsiye ederim.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
      sibelkale 22.01.2013 tarihinde dedi ki :
      Maalesef Almanya'da..
      gulenaygul 21.01.2013 tarihinde dedi ki :
      bu bit pazarı nerde acaba??
HAKKIMDA
Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
busra[at]annenotlari.com
DOST SİTELER
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
web tasarım ve programlama deSen
0.067 sn.