Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Pazartesi Sendromu

08 Nisan 2013
Temiz bir mekana girince çok hoşunuza gider ya. Pırıl pırıl mis gibi..

Sanki ezelden beri öyleymiş gibi..

Sanki o güzellik o mekanın hiç değişmeyen özelliğiymiş gibi..

Ve hiç kirlenmeyecekmiş gibi..

Bir salon, mutfak ya da banyo.



Ne kadar iç açıdır tertemizken.

Sen hep pırıl pırıl ve güzeldin, hep de öyle kal diyesiniz gelir.

O temizliği, pırıl pırıllığı sağlayan birinin olduğunu ise hiç akla getirmeyiz.

Sanki banyo kendi kendini temizlemekte, mutfak kullanıldıkça parlamaktadır.

Ya kirli ve dağınık bir yere bakınca ne düşünürsünüz.

Hiç yakışmış mı sana.

Ne kadar kötü görünüyorsun.

Sen kirli olamazsın, olmamalısın.

Yüzümüzü ekşitiriz.

Yanlışlıkla filan kirlenmiş dağılmış olmalısın.

Kim yapmış sana bunu der gibi bakarız.

İşte bu sabah, haftasonundan çıkmış dağınık ve kirli evime bakınca bunları hissettim ben.

Kim yapmış bunları benim evime.

Sonra kendime bir iğne batırdım. Hayali bir iğne.

Uyan kendine gel.

Gerçeklere geri dönersen eşyanın aslî özelliğinin pırıl pırıl olmak olmadığını göreceksin.

Dağınıklık ve kirlilik de yanlışlıkla olan birşey değil güzelim.

Tam tersi, daha kolay daha yaygın, hemen oluveren birşey.

O güzelliği hep görmek istediğin için hep varmış olmalıymış gibi hissediyorsun belki.

Hani bazı kocalar, akşam derli toplu eve geldiklerinde ee normali bu zaten diye düşünürler, hani kadının ne yaptığını filan göremezler ya, meşhurdur hani..

İşte o adamların düşüncesi de bu histen kaynaklanıyor.

Temizlik ve düzen eşyanın normal haliymiş sanıyorlar. Ona yakışan hali oymuş, o hep öyleymiş öyle kalıyormuş zannederler.

Halbuki şu eve bir hafta boyunca hiç dokunmasam ne hale gelir acaba?

Yani içinde yaşayıp, yemek yeyip yatıp kalkıp tuvalete gidip gelip, kullansak ama bunlar dışında hiç birşeye dokunmasak? Derleyip toplama, temizleme adına birşey yapmasak.

Sofralar kaldırılmasa, bulaşıkların icabına bakılmasa, tuvalet kullanılıp kullanılıp sifon çekilmese..

Ne hale gelir?

Düşünmesi bile korkunç.

Bugün şunları kazıdım zihnime.

Bir yerde bir nezafet pırıl pırıllık varsa, oranın güzelliğinden değildir, pırıl pırıllığı yapan birinin varlığındandır.

Bir yerde kirlilik, pislik, dağınıklık varsa, birileri kullanıyor kullanıyor, sonra da herşey eşyanın kendi tabiatına bırakılıyor, oranın yüzüne bakılmıyor demektir.


Benim derdim bunu kendime anlatmak şu an.

Aslında bu çok açık zaten, bunun nesini kendine anlatmaya çalışıyorsun diyebilirsiniz.

Yani herşey güzelmiş, sanki hep güzel ve temiz olagelmiş, güzel olmalıymış beklentisinden kurtulmak işte.

Şimdi mutfağa gidince, neden dağınık burası böyle diye düşünerek Küçük Emrah'a bağlamayacağım.

Dağıtanlar var da ondan, sen hiç üzülme diyeceğim.

Temizlik ve güzellik, eşyanın zatî değil arızî özellikleri diyeceğim.

İşte o kadar.

Arızî: sonradan olan, dıştan gelen, geçici, eğreti.
Etiketler : temizlik, ev işleri,
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
  • sinemsamli 08.04.2013 tarihinde dedi ki :
    Eşyaların ve evin kirlenmesi orada yaşam olduğunu gösterir.Eskiden of hiç işler bitmiyor dediğimde anneannem Allah bitirmesin kızım derdi çünkü iş biterse hayat da biter derdi hep.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
  • buse 08.04.2013 tarihinde dedi ki :
    Eşyanın zati özelliği pislik yahut dağınıklık da değildir ki güzellik ve temizlik arizi özellikleri olsun.
    Lakin kendini ve durumunu kabullenmek, geçiciliğin ayırdına varmak iyidir elbet.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
HAKKIMDA
Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
busra[at]annenotlari.com
DOST SİTELER
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
web tasarım ve programlama deSen
0.064 sn.