Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Kulak Verir Misiniz Namaz Kılan Beyler Babalar?

30 Ekim 2013

Şu aralar gündoğumuyla kalkıp akşam 22'de uykudan yıkılan bir hale geliyorum.

Erken kalkıp erken yatmaya zaten aşırı bir sevgim vardır, erken kalkarak bulduğum enerjiyi başka hiçbirşeyle bulamıyorum, şikayetçi değilim.

İnsanın, gündoğumuyla birlikte kalkınca (ama kalkınca, zorla kaldırılınca değil) ne kadar yorulursa yorulsun gün boyu enerjik ve mutlu olduğuna yemin bile edebilirim.

Gündoğumundan sonra 2-3 saat uyumaksa "bu dünyada ne işim var benim" dercesine herşeye karşı bir isteksizlik oluşturuyor.

Herneyse.

Yani saate göre akşam 22 olduğunda yatsı namazını kılmamışsam perişan oluyorum.

Ya namazı yarı uyuyarak kılmak durumunda kalıyorum.

Ya da uyuyakalıp, gecenin bir yarısında kalkıp kılana kadar defalarca "ay namaz kılmadım" diye zıplayıp endişeli şekilde uyanmalar yaşıyorum.

Kadınlar olarak namaz konusunda biraz desteğe ihtiyacımız var.

Kimden? Tabiki kocalardan, çocuklarımızın babalarından.

Çocuk için, alışveriş için, onun için bunun için istiyoruz da namaz için niye istemeyelim?

Babalar ezan okunur okunmaz camiye gidip vaktinde kılınca, ya da daha ezan Allahuekber derken, ben namaza duruyorum haber vermelerine başlayınca ben sinir oluyorum.

Biraz da haset ediyorum hatta!

Sen niye anında kılabiliyorsun da, ben çocuğun kakasıyla, çişiyle, yemeğiyle, mamasıyla, uyutmasıyla uğraşırken geç kılmak zorunda kalıyorum?

O çocuklar senin de çocuğun. Senin ibadetini neden geciktirmiyor da benimkini geciktiriyor?

Geciktiği zaman hissetmek kolay oluyor mu namazda, Rabbim beni sanatını anlayıp hayretle secde etmem için yaratmış?

Aklıma geliyor mu bütün yaratılmışların ibadet renklerini şuurumla idrak ettiğim, tahiyyatta hayatlarıyla yaptıkları ibadetleri hediye ettiğim filan?

Hz. İbrahim'e selam göndermek?

"Subhanerabbiyelala" derken, güneşin karanlıkta kayboluşu gibi kendi benliğinin kayboluşunu yaşamak?

Bunları erken kılınca mutlaka hissediyoruz, bir tek geç kıldığımızda hissedemiyoruz demiyorum elbette.

Ama geç kılınca hissetmek daha daha daha bir zor oluyor.

Erken kıldığında bunları hissetmeye birazcık gayret ediyorsun en azından.

O namaz değil mi ki, ister istemez gireceğimiz kabirde ışık, mahşerde senet ve berat olacak bize.

Dünya hayatından ahirete kadar olan (dünya hayatının 60 katı kadar olan) yalnız dönemde ve ondan sonrada haşirde en önemli mal varlığımız.

Yani tüm o alemlerin Yaratıcısıyla kurduğumuz bağlantı, dostluk, ilişki olan namaz.


Bize bu işte destekci, yardımcı, yoldaş olmak istemez misiniz sayın beyler babalar?

Yoksa yarım yamalak, uykulu, esnemeli namazlarımıza razı mısınız?

Razı değilseniz aşağıda yazdıklarıma kulak verir misiniz? (Kulak verirseniz, olur ki o kulak size mahşerde şahitlik eder)

1. Ezan okunduğunda (ister akşam, ister yatsı) kendi namazınızı kılıp oturma, çocuklarla oynama, keyfine bakma gibi davranışlar göstermeden önce bir düşününüz lütfen.

2. Kadının ocakta yemeği mi var, akşam yemeği için salata mı yapıyor, çocuklar aç mı tok mu, çocukların yatma ya da ilgilenilme zamanı mı şöyle bir etrafa göz gezdiriniz.

3. Eşinize, "namaz kılacağım beraber kılalım mı?" gibi bir cümle söyleyebilirsiniz. Acil olan birşeyler varsa "şu işi beraber halledip namaz kılalım mı" da diyebilirsiniz. Ferasetinize kalmış.

4. Kadının yarım bırakmak istemediği bir iş olabilir, az bekler misin demiş olabilir. "Aa ben seni o kadar bekleyemem" deyip, eşinize "senin namazın bekler benimki beklemez" duygusu yaşatmayınız.

5. Beraber kılamıyorsanız bile, erken vakitte ikinizin de kılmasının planını yapabilirsiniz. Çocuk mu durmuyor, çok mu hareketli? "Ben çocukla ilgilenirim önce sen kıl, sonra da ben kılarım" diye teklif edebilirsiniz. Malum bayanlara öncelik.

6. Kadın beraber ya da dönüşümlü olarak o sırada kılmak istememiş olabilir. Alışkanlık olmadıysa benimsemesi zaman da alabilir. Bir-iki akşam deneyip "ya ben sana namazı erken kılman için yardım etmek istiyorum ama sen yanaşmıyorsun" şeklinde çıkışarak tartışma çıkarmayınız.

7. Amacınız kadına namaz kıldırmak değil, yardıma ihtiyacı varsa istiyorsa destek olmak, sadece. Unutmayın. Namaz kıldırmaya çalışan koca durumuna düşmeyin.


Siz yardım etmeye çalışın, refik olun. Olursa olur, olmazsa da Allah gayretinizi bir şekilde ziyan etmez.

Gayretleriniz için şimdiden teşekkürler. Allah razı olsun.

Efendim eşimle ilgili oluşabilecek su-i zanlara mahal vermemek için hemen yazayım. Eşim namaz kılarken bana da teklif eden, müşfik ve destek olan bir insandır.

Yukarıdaki cümlelerden onun hissesine düşen şeyler de yok değil tabi, hatta bazı cümleler çok açık.

Ama daha çok, etrafımdan duyduğum hikayelere binaen hayırhah olmak içindir bu yazı.

Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
  • kamerol 30.10.2013 tarihinde dedi ki :
    Tevafuklu bir yazı olduğu için yorum yazmak istedim. Yaklaşık dört yıldır çocuklar bahanesiyle evde cemaat yüzü gormuyorduk. Mesai dönüşü yemek vs olduğu için şimdilik sadece yatsı ile başladık Elhamd. Beylerimiz küçücük bir fedakarlikla ne kadar çok Hayır kazanabilirler evde. Ben yine de Rabbime hep dua etmisimdir en aciz kaldığım zamanlarda Allahim beni maddi manevi kimselere muhtaç etme, ellerine baktirma, yollari gozletme demisimdir. Çünkü beklenti insanı o kadar çok üzüyor ki... bilmiyorun yanlış mı düşünüyorum. Allah annelere maddi manevi güç kuvvet versin.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
HAKKIMDA
Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
busra[at]annenotlari.com
DOST SİTELER
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
web tasarım ve programlama deSen
0.091 sn.