Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Mini Sohbet: Oyun Terapisini Tanıyalım

12 Kasım 2014

Olsun mu olmasın mı devam ettirebilir miyim ettiremez miyim derken, bir kaç hafta önce karar verdim sonunda. Artık belli aralıklarla bazı uzmanlarla yaptığım mini sohbetleri paylaşacağım blogda. Burası sorma bulma dünyası, hem
biraz daha zenginleşmiş olur bilgilerimiz, bakış açımız.

İlk sohbetim Uzman Pedagog Mehmet Teber ile oldu. Teber bir oyun terapisti ve çocuklarla çalışıyor. Çeşitli konularda seminerler ya da haftalara yayılmış eğitimler de veriyor, radyo ve tv progamlarına sık sık katılıyor. Hatta bir seminerinin ya da bir radyo/tv program konukluğunun olmadığı gün az gibi.

Çalışmalarından haberdar olmak isteyenler Facebook ya da Twitter üzerinden kendisini takip edebilirler.


Benim ilgimi çeken oyun terapisi konusuyla ilgili sorular yönelttim kendisine. Bakalım nelerden söz etmişiz:

1. Oyun terapisi kavramını ilk defa sizden duydum. Kısaca çocukların nasıl ortaya çıkaracaklarını bilemedikleri duygularını aktarmasına ve yaşamasına yardımcı terapi olarak anlıyorum. Yanlışsam düzeltin :) Çocuk bildiğimiz şekilde oyun oynuyor. Yanında terapist oluyor ve oynayacağı malzemeler de seçilmiş oluyor. Mesela Soma'da yetim kalmış çocuklarla yaptığınız terapilerde madenci oyuncakları kullanmıştınız yanlış hatırlamıyorsam. Siz nasıl tanımlıyorsunuz oyun terapisini? Hangi çocuklar için gereklidir?

Oyun çocuğun dili oyuncaklar ise bu dilin kelimeleridir. Çocukların bilişsel ve dil gelişimi, iç dünyalarında olup bitenleri aktarmaları için yeterli değildir. İçgörüleri de azdır. Bu nedenle duygularını düşüncelerini oyun yolu ile ifade ederler.

Oyun terapisi oyun ve oyuncaklar yolu ile çocukların içsel problemlerini çözmeyi hedefler. Davranış sorunları ve psikolojik sorunları olan çocuklarda kullanılır oyun terapisi. Eğer bu sorunlar anne-babanın kişisel çabaları ile çözülemeyecek derecede büyükse o zaman bir oyun terapistine başvurulabilir.

2. Sitenizde gördüğüm bir eğitim duyurusundan anlıyorum ki sadece uzmanlar değil anne babaların da çocuklarla iyileştirici oyun oynamaları mümkün. O eğitime Başakşehir'de olmasa katılmayı istemiştim ama Anadolu yakasında oturan 3 çocuklu biri için zor. Böyle eğitimlere katılamayacak anne babalar için sorayım, çocukla oyun oynarken nelere dikkat etmeli, ya da nelerden kaçınmalı, belki çok uzun cevapkarı vardır ama genel hatlarıyla aydınlatabilir misiniz?

Anne-babalar da çocukları ile iyileştirici oyun oynamayı öğrenebilirler. Bu konuda eğitim almış uzmanlaşmış kişiler anne-babalara eğitim verebilirler. Anne babalar çocukları ile birlikte serbest ve yönlendirmesiz oyun oynarlarsa bu oyun da iyileştirici olabilir.

Serbest oyunda oyuncaklar yere dizilir ve çocuğun istediği şekilde hiç bir yönlendirme yapmadan oyun oynanır. Bu oyun da düzeltmeden yönlendirmeden kaçınılırsa çocuk duygularını tamamen oyuna yansıtır. Örneğin oyunda anneyi öldürürse buna karışılmaz. Oyunda hakaret ederse karışılmaz.

3. Soma'da yetim kalmış çocuklarla yaptığınız oyun terapisi notlarını okuduğumda, acaba ben de çocukların oyunlarından, duygularıyla ilgili sinyaller alabilir miyim diye gözlem yapmıştım. Kızımın sürekli bebeklerinin saçlarını ördüğü dikkatimi çekmişti. Bazen saçı 4'e ayırıp 4 ayrı örgü yapıyordu, bazen ikili bazen daha değişik farklı şeyler. Ben kızımın saçlarını taramaktan, örmekten hiç hoşlanmıyorum hatta nefret ediyorum diyebilirim. Zaman kaybı gibi görüyorum, arkadan toplayalım olsun bitsin gözüyle bakıyorum. Acaba bebeklerinin saçlarıyla oynaması bu yüzden olabilir mi? Kendisinde tatmin edemediği bir ihtiyacı, bebeklerin saçlarını örerek mi karşılıyor? Çocuklarımızın oyunlarından bu tür sonuçlar çıkarabilir miyiz?

Çocukların oyunlarından anlam çıkarmak uzun yıllar sonunda elde edilen bir beceridir. Bu nedenle çocuk oyunlarını hemen yorumlamamak gerekir. Yorum çocuğu tanımadan yapılamaz. Kızınız durumu için şu durumlar olabilir:

1. Kızınız örgülü bebekleri seviyor
2. Kızınız saç örmenin nasıl bir şey olduğunu deneyimliyor
3. Kızınız saç ördürme arzusunu yansıtıyor
4. Kızınız içindeki düğümleri saç örüp çözerek aşmaya çalışıyor olabilir.

Yani basitten komplekse doğru yorumlanabilir. Doğru yorum için çocuğu tanımak gerekir.

4. Oyun oynamak aslında yetişkinlere de iyi geliyor değil mi, hayatın çok fazla ciddiye aldığımız yanlarından biraz sıyrılıp bazı şeylerle ve hatta kendimizle dalga geçer gibi bir his oluyor, özgürleşiyor insan. Çocuklarla oyun oynadığım zaman özellikle de haraketli oyunlarsa, dünyamın değiştiğini rahatladığımı çok fazla hissediyorum. Diğer yandan çocukla oynamayı işkence gibi gören ebeveynler de var. Tıpkı benim saç örmeyi gördüğüm gibi. Zoraki oynayıp gülümsemeye çalışıyor, "illa oynamayı sevmek zorunda mıyım" diye de dert yanıyorlar. Bir baskı gibi geliyor onlara. Bu durum çocukları ya da kendileri için bir eksiklik midir, ne dersiniz? Nasıl bir denge kurmalı?

Küçüklüğünde yetişkinle oyun oynamamış, yetişkin-çocuk oyununu deneyimlememiş kişiler çocuklarla oynamakta zorlanabilirler. Çocukla güçlü bağ kurmanın ana yolu oyundur. Nasılki biz konuşmadığımız kişilerle ilişki geliştiremeyiz çocuklar da oyun oynamadığı kişilerle güçlü bağ kuramazlar. Bu nedenle bir şekilde çocuklarla oynamanın yolunu bulmalı ebeveynler.

5.Oyunların en önemli öğesi oyuncaklar tabi. Zamanımızda evde bir sürü benzeri varken, diyelim bir çok kumandalı araba varken, bir tane daha almak istiyor çocuklar. Bir kaç saat oynayıp sonra ellerine bile almıyorlar. Blogumda son yazılardan birinde biraz boşuna alındığını düşündüğüm bu oyuncaklara para dökmeye karşı olduğumu yazmıştım. Çoğu anne baba aynı durumdan şikayetçi. Sizce çocuklardaki bu durumun sebebi nedir? Değişmesi gerekir mi, neler yapılabilir?

Pilli oyuncakları olabildiğince tercih etmemek gerekir. Bir oyuncaktan bir sürü almak yerine değişik oyuncaklar almak güzel olur. 10 tane bebek olacağına ambülans, polis arabası, timsah, tavşan gibi oyuncak çeşitliliği yapmak gerekir. Çok fazla oyuncak oyuncağın terapötik(tedavi edici) etkisini azaltır.

Çocuklardaki oyuncak alma isteğinin oyuncak sevgisinden değil oyun isteğinden kaynaklandığına dabaşka bir yazısında değinmiş Mehmet Bey.

.....................................................

Mehmet Teber'e sorularımı yanıtladığı için çok teşekkür ediyorum.

Sevgili okurlar, bu bölümün gelişerek devam etmesi için sizin önerilerinizi de bekliyorum. Çocuk, evlilik/ev hayatı, karı-koca ilişkileri, sosyal hayat, okul, öğretmen, eğitim gibi ailenin içinde bulunduğu her konuyla ilgili sohbetler olsun niyetindeyim. Şu konu hakkında kime birşeyler sorabiliriz, ya da şöyle bir bilir kişi var onunla sohbet etseniz diyorsanız, bana mesaj atabilir, fikirlerinizi iletebilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
    HAKKIMDA
    Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
    busra[at]annenotlari.com
    DOST SİTELER
    Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
    web tasarım ve programlama deSen
    0.058 sn.