Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Kitap: Öfke Kontrolü

14 Kasım 2014

Mehtap Kayaoğlu'nun Nesil Yayınları basımı Öfke Kontrolü kitabı hakkında derli toplu bir şeyler yazmam ve kitabı tanıtmam için bekleyenler, soranlar. İşte başlıyoruz.

Bir kere bu kitabı okumuş olmaktan çok memnun oldum. Bu ifade size subjektif gelebilir ama pek çok kitap hakkında hatta bazen çok sürükleyici bularak okuduğum kitaplar hakkında dahi böyle hissetmiyorum. Bu da demektir ki, kitabın çok faydasını gördüm.

Kendimi ekseriya mutlu ve neşeli hisseden bir insan olsam da hayatımın şu sıralarında çocuklarla yaşadığımız sorunlar sırasında sık sık öfkeleniyorum.

Aslında çocuklarla olan ilişkimde, eskiden beri irdelediğim etkili iletişim yöntemlerinin de yardımıyla ciddi sorunlar yoktu. Ama 3. hamileliğimde yaşadığım, hatırlarken bile ağladığım fiziksel ve manevî sıkıntılar ve üstüne diğerlerine göre daha zor bir bebeğin bakımından dolayı pek çok şeye tahammülüm azaldı ve daha öfkeli bir insan oldum galiba.

Ben dili, iletişim engelleri, sorun çözme, etkin dinleme gibi konularda bilgi ve tecrübelerimi hatırlamak bile istemeyen bir duygu durumunda bulur oldum kendimi. İşte Öfke Kontrolü kitabına bu yüzden ihtiyaç duydum.

Kitap 2 ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde öfkenin hayatımızdaki yerine değinilmiş. Öfkeyi tanımanızı ve hatta öfkenizle barışmanızı sağlayan bu bölümden çok yararlandım, bazı yanlış inanışlarımdan kurtulmak bakımından.

Öfkenin varlığını yanlış bir şey gibi öğrenmiş bir insana, öfkenin sağlıklı bir duygu olduğu ve sorunun çoğunlukla yansıtılma biçiminde olduğunu öğrenmek elbette iyi geliyor.

İnsanların hangi durumlarda öfkelendiği ve öfkenin olumlu/olumsuz sonuçları gibi bir çok konuya da değinilmiş ilk bölümde.

İkinci bölümde ise öfkeyle baş etme yöntemleri var. Öfke kontrolü nedir, ne değildir (mesela duyguları bastırmak değildir) konusuyla başlayıp nefes alma teknikleri ve gevşeme yöntemlerinin detaylandırıldığı kısımlar var.

Sonlara doğru,

1. bakış açımızı ve bilişsel ifadelerimizi değiştirerek,
2. olumlu düşünerek
3. sorunları büyütmeye değil çözmeye odaklanarak öfkeden daha gelmeden kurtulabileceğimizi ele alan alt başlıklar var.

Ayrıca kitapta danışan- danışman diyaloglarına da yer verilip, olaylar üzerinden örneklemeler yapılmış olması bazı şeyleri zihinde oturtmaya katkı sağlıyor.

Benim kitaptan en çok fayda gördüğüm noktalar ise şunlar:

* Yukarıda da dediğim gibi öfkeye olan bakışım değişti. Öfkelendiğimde haksız olduğum ya da habbeyi kubbe yaptığım bir durum yoksa, tahammül sınırları azalmış ruhumun kendini ifade etmesi ve kaldıramayacağı yükten koruması gibi algılıyorum öfkemi. Boş yere vicdan azabı çekmemek bakımından çok iyi geldi bu.

* Bir yerde öfkelenmemek için stres faktörlerini azaltmaktan söz ediyordu. Benim için stres faktörleri az zamanda çok iş yapmak gibiuğruna kendimi paraladığım bir amaç ya da uykusuzluk olabiliyor. Eşim işten geldiğinde uykusuz bir günümdeysem normaldeki gibi sıcak davranamıyor, hemen terslemeye daha müsait oluyorum mesela.

* Öfkenin fiziksel belirtileri olduğunu öğrenmek ve öfkenin geldiğini karnımdaki sıkışmayla yavaş yavaş hissetmek, öfkeye dur deme konusunda irademi geliştirdi. Önceden nasıl oldu anlamadım derken, artık aman dikkat et bak işaretleri görünüyor derken buluyorum kendimi. Nefes alıp tutma, sonra verme egzersizlerini yapıyorum. Gevşeme tekniklerini anlatan kısmı tekrar okuyacağım.

Bu üç nokta benim gözümle, benim ihtiyaçlarımla bana iyi gelen başlıca şeyleri anlatıyor sadece. Size güzel gelen, dikkatinizi çeken çok farklı şeyler olabilir elbette.

Kitapta daha işime yarayan, not aldığım nice cümle var. Hepsini burada yazmak elbette ki çok uzun olur.

Son olarak, bu kitabı okusam öfkeye iyi gelir mi diye soran sevgili okurlar, iyi gelmesi insanın okuduklarını hayata geçirme çabasına bağlı. Fakat öfkeyle ilgili düşünmenize vesile olacağı, pek çok pratik doğru bilgi vereceği için muhakkak yol kat ettirecektir diye düşünüyorum.

Benim oldukça iyi bir noktaya gelmeme yardımcı oldu.
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
  • efe123 07.12.2014 tarihinde dedi ki :
    ben cocuğuma ders çalıştırırken birde bakmısımm dişlerimi sıkıyorum ve çocuğum bunu fark edip soroyor yine kızdın demi diyerek ozamn hiç yazmak yada okumak istemiyorrr.bu kitabı nerden bulabilirim yardımcı olursanız sevinirimm....
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
HAKKIMDA
Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
busra[at]annenotlari.com
DOST SİTELER
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
web tasarım ve programlama deSen
0.024 sn.