Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Kardeş kavgaları kader mi, normal mi?

12 Mart 2015

Birisi ya da birileri birşey atmış ortaya,

'Kardeşlerin kavga etmesi normaldir, bunu kabullenin, hayatı tanıyorlar, iletişim kurmayı öğreniyorlar' diye.

Biz de inanmışız.

Artık öyle düşünmüyorum ben. Tamam kardeşlerin kavga etmesi anormal birşey değildir belki, alışılagelmiş birşeydir fakat bu hiç bir sorun yok, bir şey yapmaya gerek yok anlamına gelmez.

En azından, bizim çocukların bu kadar çok kavga etmelerinde bir gariplik var. Ya da birbirlerini kızdırmaya bu kadar meraklı olmalarında. (10 ve 7,5 yaş)

Dün artık eşimin "ya ben herkesten duyuyorum herkesin çocuğu böyle" cümlesini bir teselli olarak kabul edemeyeceğimi anladığım gündü.

Ne mi oldu?

Sabah Zeynep'in karnı tok altı temiz haldeyken günlük çizgi film izleme süresi için bilgisayarın başına koydum. Bir banyoya girmeye niyet ettim. Ötekilere de dedim ki, çocuklar 5-10 dakika sakin durun lütfen, arada kardeşinize de göz kulak olun.

Girmemle Zührenur'un kapıya girmesi bir oldu. 'Anne ağabeyim bilgisayar oyununu fazla oynuyor da ben niye oynayamıyorum?'

İkisi de günlük yarım saat oyun sürelerini kullanmışlardı. Banyoya girerken bakmıştım sonpeygamber.info sitesine girmişler. (Bilgisayarı çocuk güvenliği olan kendi oturumlarından kullanıyorlar, bizim oturumdan değil) Ben de ha bu sitede takılıyorlar demek ki diye ses etmemiştim.

Meğer ben gidince o sitenin oyunlarına girmişler.

Açtım kapıyı, 'kızım büyükler banyo -wc deyken öyle zırt pırt kapıya gelinmez. Bir daha gelirsen iyi olmaz' dedim. Oğlana da 'beraber oynayın sen de oyna kardeşin de oynasın, ağabeysin bak ayarla bu işleri' dedim. Yani adaletli ol, büyük olarak tatsızlık çıkmayacak şekilde yönlendir demek istedim.

Ben öyle dememişim. Kardeşin oyun oynarken ona kopya ver ve oyununun tadını kaçır, üstüne bir de onunla alay et, kardeşin de çığlık çığlığa bağırsın demişim.

Zührenur ikide bir kapıya gelip ağabeyini şikayet ediyor, kapıya vuruyor. Ardından kendisinin çığlık sesleri geliyor, ama nasıl yüksek çığlıklar. Benden öğrenmiş mübarek.

Yok müdahale etmeyeceğim, bir şekilde susarlar diye bekledim. Kızın bağırışları gitgide sıklaşıyor, arka arkaya hiç susmuyor, artıyor ve de çok yüksek. Süreki sürekli, devam ediyor, bitmiyor vee..

Ay şimdi komşular gelecek kapıya, noluyo bu evde yangın falan mı çıktı içeride mi kaldınız diyecekler diye korkuya kapılıp sabunlu kafayla kendimi banyodan nasıl attığımı bilemedim.

Bu arada kendimi, tek bir dokunuş bile yapmayacağım çocuklara diye söz verirken buldum. Fakat 1-2 saniye sonrasında sözümü yemekle meşguldüm.

Bağırıyorlar, birbirlerini suçluyorlar beni duymuyorlar. Onlar yüzünden banyodan deli gibi fırladığımın farkında bile değiller. Nasıl çılgınca dövüşüyorlar.

'Ulan kendinize gelin bir' demek için başka bir yol bulamadım. Kaçtılar, bir kenara çekildiler.

Banyoya dönüyorum, tek bir çıt çıksın çıkınca hiç iyi olmayacak dedim yine. Çıt çıkmadı.

Çıkınca dedim ki, ya böyle hırpalanmanız mı gerekiyordu susmak için? Bence gerekmiyordu ama neden başka çare bulamadım?

Okula giderlerken de dedim ki 'Bugün yaşadıklarımızdan şunu öğrenmiş olmanızı umuyorum, banyo-wc deyken büyüklerin kapısına öyle o bana şunu yaptı, bunu yaptı için gelinmez.'

Aslında o yaş çocukların bunu çoktan bilmesi gerekirdi ama öğretememişiz demek ki.

ÇÖZMELİ

Çocukları yolladıktan sonra eşimi aradım, bir bir anlattım.

Bu konuya eğilelim, çözelim dedim.

EvvelAllah bir çok konuyu çözmüşüz, çocukların sorumluluk almasından tut ödev sorunlarına. Şu yazının yazıldığı günden sonra Zührenur'un ödev sorunu da tarihe karıştı.

Bunu da çözelim, çözmemiz lazım.

Bazen benim gerginliğim onlara yansıyor, hissediyorum o günler daha çok kavga ediyorlar. Ben onlara nasıl davrandıysam birbirlerine öyle davranıyorlar. Bu yeni bir keşif değil zaten. Tek sorun bu da değil.

Bazen de evin içinde hareket edemeyince sıkıldıklarından ya da meşguliyetsizlikten kavga ediyorlar.

Daha büyük sorun galiba şu. Bizim müdahalemize çok fazla alışmışlar, baksanıza banyodayken bile çağırıyorlar. Ne yapacaklarını bilmiyorlar. Sema Maraşlı'nın şu yazısında dediği gibi çözüm odaklı olmayı öğrenmekte çok gerilerdeyiz biz toplum olarak. Bu en başta kardeşler arası ilişkilerde böyle.

Kendini düşünmeyi ya da haklılığını ispat için hiç birşeyi gözün görmemesi gibi bir ahlakı bırakıp çözüm odaklı olmayı öğretmeliyiz bu çocuklara.

Sorun büyümesin şöyle yapabilir miyiz acaba, bu işin içinden nasıl çıkabiliriz diye sormayı öğrenmeliler.

Aslında biz eşimle yaşadığımız sorunlarda özellikle son yıllarda çözüme rahatça gidebiliyoruz fakat çocuklar kavgalarımıza ve çözümlerimize şahit olmadıkları için öğrenememişler tabi :) Onlarında yanında olanlar bazen şakavari ufak atışmalar.

Çocukların 8-12 yaş arası dönemi, karşısına geçip 'bak yavrum bu iş böyle yapılır' diye rahatça brfing verilecek yıllar. Mesela giyinirken renk uyumuna ve hava şartlarına dikkat etmek konulu bilgiler verdiğinizde merakla dinliyorlar.

Görünen o ki, bizim bunu en çok çatışmalar nasıl çözülebilir, herkes nasıl mutlu olur, 'kaybeden yok' sonucuna nasıl gidilir gibi konularda yapmamız gerekiyor.

Gerekiyor. Yoksa bu gidiş gidiş değil.

Kardeşler arasında bu derece kavga ve çatışma kader olmamalı, olamaz.

Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
  • rahsan 20.08.2015 tarihinde dedi ki :
    siz eskiden toplantılar yapardınız. olayın üstünden zaaman geçtiğine göre neden bir toplantı yapıp o olayda, önce herkesin nasıl hissettiğini konuşup sonra "başka nasıl çözülebilirdi" konusunu konuşmuyorsunuz? tabii tüm çözümleri çocuklara buldurarak. benim de 4 ve 7 yaşlarında iki kızım var. daha sonra değişir mi kavgaları bilmiyorum ama herkesin nasıl hissettiği konusunu konuşmaya çok önem veriyorum. işe yaradığını görüyorum.
    Bu yoruma cevap ver. Giriş / Kaydol
HAKKIMDA
Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
busra[at]annenotlari.com
DOST SİTELER
Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
web tasarım ve programlama deSen
0.078 sn.