Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Herşey yine aynı kalmasa

13 Nisan 2015

Size de oluyor mu? Bazı sabahlar uyandığımda mutfağa gidiyorum.

Hayır yine aynı masada aynı şekilde kahvaltı hazırlamaya dayanamayacağım derken buluyorum kendimi.

Bakıyorum öyle boş boş.

İttiriyorum ittiriyorum kendimi olmuyor. Bugün de yine aynı şeyi yapmaya gücüm yok diyor her yanım. Ayaklarım geri geri gidiyor. Sanırım haftasonları daha çok oluyor.

Ne yapsam ne yapsam? Yavrucakların karnı acıkacak, e benim de acıkacak. E kocamla da şöyle güzel bir haftasonu kahvaltısı yapmak istiyorum ama burada olmaz ki.

Acaba şöyle her zamankinden biraz daha farklı bir şekilde salon masasında mı kahvaltı yapsak?

İçimden bir ses: evet evet, hı hı.

Allah Allah, mutfakta basit bir kahvaltı hazırlamak istemeyen ben, çok daha fazla uğraşarak ve taşıyarak salonda kahvaltı hazırlamak mı istiyorum yani şimdi?

Olamaz olabilemez böyle birşey derken, bakıyorum hazırlamışım olmuş bile.

İyi ama neden?

Neden mi, bakıyorum herşey çok farklı. Oda değişik, masa değişik, farklı ortam farklı şekiller. E masanın haline konumuna göre hazırladığım sofranın sunumu değişik falan. Oturduğum yer değişik, gözümün baktığı kare değişik.

Demek ki beni birşeyleri hazırlamak, taşımaktan çok hep aynı masada, hep aynı şekilde, hep aynı şeyleri, aynı renkleri görerek birşeyler yapmak yoruyormuş.

Aynı yerde çocuğun yemeğini yedirmek, aynı yerde yemek yemek, defalarca aynı tabakları çıkarıp kaldırmak, defalarca masayı temizlemek, sandalyeleri düzeltmek, aynı yerlere koymak.

Evin içinde aynı yerlerde aynı hareketleri, aynı derleme toplamaları yapmak. Her gün sürekli başa saran bir film gibi. Bir önceki günden, günlerden hiçbir fark yokmuş gibi. Allahım tam delirmelik.

Aslında evin içinde çok kalan biri değilim. Öyle evinin köşesini bucağını seven, eşyasına bakım yaparak içi açılan, evin süsünü püsünü cicileyen evcimen bir kadın değilim neticede, kaçtığıma bakıyorum.

Haftaiçi öğleden sonra çoğu gün dışarıda bir programım oluyor. Fakat dışarıda ne kadar ferahlarsam ferahlayayım, ev sonuçta aynı ev.

Eve gelince aynı şeyi tek bir kez daha bile tekrarlamaya takatim kalmadı duygusunu yine yaşıyorum.

Bulduğum çare bir şeyleri değişik yapmak, düzenle oynamak.

Bir gün salon masasında yemek, başka bir gün kapalı mutfak balkonunda yer sofrası kurmak. Başka bir gün dökülüp saçılmayacak yiyecekler hazırlayıp, hadi salonda herkes tabağını eline alsın gelin koltuklarda yiyoruz demek.

Hz. Peygamber camiye giderken hep aynı yollardan gitmemeyi farklı yolları denemeyi tavsiye edermiş.

O yolda başka şeyler, başka şekiller, başka binalar, başka renkler göreceksin. Başka şahitliklerin olacak.

İnsanın hafıza gelişimi için, beynin her iki tarafını da çalıştırmak için hep böyle farklı tercihler, farklı yollar aramak lazımmış radyoda dinlemiştim.

Masada bir gün şuraya oturuyorsan başka gün şuraya oturacakmışsın. Namazı bugün evin şurasında kılıyorsan başka gün burasın kılacakmışsın.

Dışarıdaki büyük alemde, ağaçların dallarında, toprağın dibinde, mevsimlerde, hava şartlarında, vakitlerde, içeride ise kendi bedenimizde, hayallerimizde, düşüncelerimizde velhasıl herşeyde sürekli bir değişim varken, değişimin olmadığı bir ortamda yaşamak fena halde batıyor insana.

Bence zamane annelerinin müzmin yılgınlığının bir sebebi de bu. Fiziksel yorgunluk dinlenirsin geçer. Bu aynılık yorgunluğu ise, üzerine eğilmeyince gün be gün katlanıyor, artıyor.

Bazen de evin içindeki eşyaların, koltukların dolapların yerlerini değiştiriyorum bak. Eve yapboz muamelesi yapıyorum tek başıma. O enerjiyi kendimde buluyorum.

Eşim akşam eve geldiğinde yine mi rahat durmadın diyor.

Hayır rahatladım diyorum.

Bazen duvardaki bir tabloyla ötekinin yerini değiştirmek bile değişiklik katıyor odaya. Çok küçük hareketlerde değişiklik sağlanabiliyor.

İşte bir şekilde, hayır herşey yine aynı olamaz, hayııır burada bir değişiklik lazım filan diyerek dokunuyorum oraya buraya.

İyi geliyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
    HAKKIMDA
    Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
    busra[at]annenotlari.com
    DOST SİTELER
    Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
    web tasarım ve programlama deSen
    0.056 sn.