Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

? (Yanlış okumadınız, bu yazının başlığı sadece bir soru işareti)

04 Ağustos 2015

İmamhatiplerle ilgili bir şeyler yazayım dedim.

Bu işin artısı varsa eksisi de var demek için.

Herkesin baktığı yerden farklı görünebilir demek için.

Şunları şunları değerlendirip ondan sonra karar vermeli demek için.

Biz de kararımızı böyle böyle verdik demek için..

Fakat kalbimi açıp bakanlar, niyetimi Allah'tan daha iyi bilenler varmış.

Neymiş, imamhatipleri hafife almaya çalışmışım.

Sonra hava atmışım. Kendimi çok elit görmüşüm.

Bizim mevkimizdeki insanların çocuklarını gönderdiği okula göndereceğiz çocuğumuzu demişim.

Evet benim şöyle bir hatam var. Bazı kelimelerin bu kadar parayla, mevkiyle, elitlikle ilişkili olarak anlamlandırılacağını hesap edememiş olmam...

Kabul. Zaten çoğu zaman hangi tabirin ne şekilde yanlış anlaşılacağını kestiremiyorum.

Fakat. Yazdılarımı su-i zan etmekle mükellefmiş gibi okuyup olur olmaz manalar çıkaranları da Rabbim biliyor. O kalpleri de, tek tek kalplerin Sahibine havale ediyorum.

Ve, kafama takılan şu sorudan kurtulamıyorum. Seçkin, hayat görüşü, bizim çevremiz gibi tabirleri, ekonomik veri gibi görmek, nasıl mümkün oluyor?

'Seçkin' bir okul deyince zengin çocuklarının gittiği okul anlamak nasıl mümkün oluyor?

Seçkin bir insan derken, erdemli ve farkı fark edilen bir insan demek isterim mesela ben.

Seçkin bir okul derken de, farklı, bazı şeylerin gelişigüzel yapılmadığı, düşünüldüğü bir okul demek isterim.

Kim çocuğunu iyi bir okula göndermek istemez ki? Bunu yazmak mı suç oldu?

Yazmışım devlet okulu diye. Bu okulda hali vakti yerinde olanın çocuğu da var, fakirin çocuğu da var. İkisinin arası da var.

Sonra hayat görüşü deyince elitlik anlamak nasıl mümkün oluyor????!!!!

Hayat görüşü deyince başta iman, ahlak, dindarlık gibi tercihleri anlamayacağız yani.

Ya 'bizim yaşadığımız çevre' tabirinden kıl kapanlar? Çevre derken, kendileri kadar parası olan insanları mı kast ediyorlarmış normalde?

Bu anlayışları almayayım ama burada alana mani olmam gerekiyor.

Bizim yaşadığımız çevre nezih bir çevredir efendim. Edep ve haya bakımından. Çevreyi TL ile değil ahlak ile ölçmek babından konuşmuştum hani. Terbiyesizlikler, olmadık şeyler tepki görür buralarda hani. Giyimde kuşamda belli bir çerçeve vardır.

İşte böyle bir çevrenin çocukları geliyor çocuğumu gönderdiğim okula. İmamhatipte arayacağım bu özellikler zaten bizim okulumuzda var. O bakımdan içim rahat demeye çalışırken. Geldiğimiz yere bakın.

Kelime kelime açıklama yapmak durumunda kalıyorum.

Bitti mi hayır.

İfadelerimden 'Biz dini çok iyi biliyoruz, çocuklarımıza da öğretiyoruz zaten' edası hissedenlere de teessüflerimi gönderiyorum.

Ve cevaben diyorum ki, içinde bulunduğumuz durumda çocuklar küçümseniyor asıl.

Zamane gençleri zehir gibiler. Herşeyi anlıyorlar. Sosyal medyada zekalarını konuşturuyorlar. Aforizma çakıyorlar, kapak yapıyorlar. Hayatı sorguluyorlar. Efendim neler duyuyoruz ana babalardan. Yabancı dizileri izleyip sofistike sıradışı yorumlar yapıyorlar.

Algıları bu kadar açık bir neslin merakını öldürmeye sebep olmazsak... Ve çocuğumuzdan dindarlık bekleyecek kadar bir dindarlığımız ve ilgimiz varsa... Kuran okumayı da hadisi de rahatlıkla öğrenirler efendim. Öğrenemeyecek kapasitede değiller.

Herkes kendi çocuğundan mesul. Çoluk çocuğumuza bu minvalde birşeyler vermeye çalışıyoruz. 7 yaşındaki kızım evde reklamını çok yaptığımızdan Osmanlıca'ya Arap harflerine merak saldı, internetten bakıp bunları yazmış mesela geçen gün.

Fakat bunlardan söz ettim diye.. Ya da  'bizim çocuklarımız için imamhatip olmazsa olmaz değil' cümlesini kurdum diye çıkabiliyor.. Sizin çocuğunuzda da vardır efendim aynı kapasite, hatta fazlası vardır.

Ortalama bir çocuğun... Ortalama bir alaka ile... Kısa sürede yutabileceği bilgileri... Edinebileceği kabiliyetleri... Ancak okulda öğrenilebilecek çok zor şeyler gibi görmeyi bırakın o zaman.

Düşünün bu çocuklar gençler, bir de tahribatın bizim zamanımıza göre çok daha planlı ve etkileyici olduğu zamanda yaşıyorlar.

Popüler kültürün ve sefih felsefenin söylemlerinin etkisinde kalıyorlar. Zor durumdalar.

Nasları bilmeye muhtaç oldukları kadar... Dinin varoluşsal ve duygusal sorulara verdiği cevaplara da muhtaçlar.

Bilgiye değil hakikate açlar. Susuzlar.

İmamhatip ya da başka bir okul bunlarla ilgileniyor mu?

Size bir misal. Eşimin imamhatiplerde değerler eğitimi dersine giren bir arkadaşı çocuklara sormuş. (Bu arada benim eşim de imamhatiplerde ve diğer okullarda aynı derse giriyor) Kuran-ı Kerim kaç ayettir, kaç suredir çocuklar. Söylemişler hemen. Peki 4-5 ana başlık olarak söyler misiniz, Kuran-ı Kerim neden bahseder?

Çıt yok. Hiç kimseden bir cevap yok. Kimsenin bir fikri yok. (Ve bu münferit bir örnek değil, girdiği her sınıfta aynı şeyle karşılaşıyor.)

Sanırım o soruya, din eğitimi hakkında ahkam kesen bir çok insan da bir cevap veremeyebilir.

Çünkü din eğitimi derken, Kuran-ı Kerim'in neden bahsettiğini anlamayı kast eden insan o kadar az ki...

Sizce 'imamhatipe gitmek ayrıcalıktır' 'imamhatibin en kötüsü normal liseden iyidir' gibi kestirip atan laflar etmek yerine kendimize şu soruyu sormalı değil miyiz?

O kapasiteli çocuklar, çok şey bilip asıl lazım olan en büyük mevzuda hiç bir fikirleri olmayacak hale nasıl geliyorlar?

Ya da getiriliyorlar ....?

Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
    HAKKIMDA
    Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
    busra[at]annenotlari.com
    DOST SİTELER
    Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
    web tasarım ve programlama deSen
    0.030 sn.