Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Beni olduğum gibi kabul et

21 Eylül 2015

Çok duyduğumuz çok kullandığımız bir tabir var: Çocuğu olduğu gibi kabul etmek. Ya da olduğu gibi sevmek.

Etkili iletişim grubumuzda da üzerinde çok durmuştuk.

Evet çok parlak bir tavsiye. Fakat aynı zamanda çok kafa karıştırıcı. Özellikle de çocuklar ergenliğe yaklaştığında.

Ne yaparsak çocuğu kabul etmiş oluyoruz? Ne yaparsak etmemiş oluyoruz? Kabul etmek için her yaptığını onaylamalı mıyız? Bunun doğru olmadığını da biliyoruz tabi.

İşin içinden şöyle çıkıyorum. Aslında her insanın bir çocuk yanı var. Bizim ihtiyacımız olan neyse, çocukların da ihtiyacı olan o.

Diyorum ki kendime. Bak bakalım sen ne bekliyorsun yakınlarından? Anandan babandan kardeşinden kocandan? Ne zaman kabul gördüğünü hissediyorsun? İşte aynılarını çocuk da senden bekliyor. Mesela:

1. Hata yapmama izin verilmesini bekliyorum.

Herşeyin sonucunun önceden söylenmesini istemiyorum. Mesela odadaki eşyaların yerini değiştireceğimde eşim çıkıp bir bir öngörülerini saymasın. Onu oraya koyarsan şöyle olur demesin. Oradan geçiş zor olacakmış, masa orada şöyle kötü duracakmış kendine saklasın. O zaman yapacak bir şey kalmıyor bana. Ben bir koyayım oraya bir yaşayayım sonuçlarını. Hataysa hata olduğunu kendim göreyim. Bir şey öğreneyim. Tecrübe kazanayım.

Hem de sürekli tavsiye vermek hatalı bir şey yapma der gibi oluyor. En doğrusunu bul der gibi oluyor. İnsana en iyisini bulmazsa kabul görmeyeceği hissi uyandırıyor.

Beni ancak ne zaman uyarsın? Fikrini sorduğumda. Ya da yaptığımın çok ciddi bir sonucu olacağı zaman. Geri kalan zamanda bırak ne istiyorsam yapayım.

- Yapamadıklarımın değil yaptıklarımın görülmesini istiyorum. Ve dillendirilmesini.

Bir çorbanın tadına bakınca hemen tuzu az olmuş demek var. Bunu adet haline getirmek var. Ya da olmamış kısımları fark etsen bile küçük görmek var. Olmuş kısımları büyük görmek var. Aa kıvamı süper olmuş demek var.

Gerçekten insan büyütmek istediği şeyi büyütür. Küçük görmek istediği şeyi küçük görür. İsterse yapar.

Bazı insanlar bir çorba berbat olmuşsa bile olsun olsun güzel güzel diyor. O bence iyi bir şey değil. Çünkü şeffaf değil. Tadı nasıl olursa olsun verilen emeği görmek lazım orada da.

- Sonra, bilmediğim bir konuda nasihat edilecekse, yardım da edilmesini bekliyorum.

Çok iyi biliyorsa eline alıp bir köşesinden göstersin. Bak böyle oluyor desin. Hiç bilmediğim birşeyle beni yalnız bırakmasın.

Beni sürekli nasihat alan bir şey yapamayan pozisyonuna düşürmesin. O sürekli söylüyor ama ben bir türlü yapamıyorum gibi hissettirmesin. Onun gözünde değersizim diye düşündürtmesin.

Yapamayınca çekil çekil ben yaparım, o iş öyle yapılmaz pozları da kesmesin.

Hiç bir pratik göstermeyip en iyisini de beklemesin. Ön ayak olsun, destek çıksın.

Beni teşvik etsin. Ondan sonra ne kadar yapabiliyorsam onu kabul etsin.

Yapabildiğimi beğenmesi de zaten daha fazla yapmama sebep olacak.

İşte çocuğum da benden bunları bekliyor.

Etiketler : kabul, annelik, iletişim, ,
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
    HAKKIMDA
    Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
    busra[at]annenotlari.com
    DOST SİTELER
    Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
    web tasarım ve programlama deSen
    0.031 sn.