Anasayfa | Giriş / Üye Ol
Paylaş

Mesleğin var neden çalışmıyorsun?

25 Ocak 2016

'Ben 25 yasinda bir bucuk senelik evli sinif ogretmenligi mezunu genc bir kadınım. Cocuklugumdan beri hirsim kariyer hedeflerim cok param olsun taleplerim hic olmadi . Hep kendi tuzumda kavrulayim fazlasini istemem dedim. Bu yuzden universiteyi bitirdikten sonra is hayatina girmedim girmeyi de dusunmuyorum.

Staj doneminde kadinin is hayatinda ne kadar yiprandigini gordum keza cevrem calisan "kendi ayaklari uzerinde duran! " yipranmadigini iddia eden mutlu gorunen ama ic dunyasinda harabe olan ne cocuklarina ne kocasina ne kendine hayri olan kadinlarla dolu. Elhamdulillah esimde benim gibi dusunuyor o yuzden yuvamiz cok huzurlu. Ama benim sorunum kendi ve esimin ailesiyle.

Universiteyi bitirince benim ailem calismami bekledi e calissana artik basortusu problemide yok dedi ama ben kendi anne babami ikna edebildim calismayacagima . Basta anlamadilar ama simdi anlayis gosteriyorlar. Fakat esimin ailesi.... Kayinbabam her ama her firsatta kizim niye calismiyorsun diyor. Biz doguluyuz kayinbabayla yuzgoz olmayiz yani en azindan ben ailemden oyle gordum.

Kisa samimi ama seviyeyi koruyarak cevap veriyorum ama iki gun sonra yine yeniden calismam icin baski basliyor. Kayinbabam kayinvalidem gorumcem ( gorumcemde calisiyor) esimin halalari halasi kizlari teyzeleri teyze kizlari herkes ama herkes calismami istiyor. Ben onlari anlamiyorum onlar beni. Genc bir kadinin evinde olmasi cocuguyla ilgilenmesi onlara garip, cocugunu sabah babaanneye anneye yada krese goturup ise gitmek ise bana garip geliyor.

Anlatamiyorum kendimi kimseye... Ve bu genc kardesinize belki sizin bir faydaniz olur. Cunku yazilarinizi takip ettigim kadariyla sizde mimarlik okumus ama calismayan 3 cocuk annesi bir kadinsiniz. Calismayacaginizi cevrenize nasil anlattiniz? Size yapilan baskilari nasil savdiniz ? Size calismalisin diyenlere ne cevap verdiniz?'

Bizim toplumda çalışmanın çok farklı anlamları var. Kimi çalışmak zorunda olduğu için çalışıyor. Kimisi insanlara faydalı olmak için.

Kimisi çalışmak kendisini daha iyi hissettirdiği için çalışıyor. Kimisi çalışırken çok yıprandığı halde ev hanımı olarak anılmak istemediği için.

Kimisi yüksek bir statü göstergesi olarak algıladığı için çalışıyor vesaire vesaire..

Bunların içinde beni rahatsız eden çalışmak herkese nasip olmazmış, çok büyük ayrıcalıkmış gibi bakan geleneksel anlayış.

Yakınındaki herhangi birilerinin çalışmasıyla nasıl övüneceğini bilemeyen insanların sahip olduğu anlayış. Benim de ailemde böyle insanlar var.

Okumayan bir insan beceremediği için kafası basmadığı için okumamıştır diye düşünüyorlar hatta. Okuyup çalışmayanlara da okuyabilmişsin e niye çalışmıyorsun şeklinde hayret ediyorlar.

Ben böyle insanlarla okumak ya da çalışmak konusunda diyaloğa girmemeye çalışıyorum genelde. Çünkü onların fikri değişmiyor.

Ve bilmiyorum kendi karakter yapımdan sanırım direk mesafe koyuyorum. Yani sürekli görüşsem ve saygıda kusur etmesem bile, resmiyete döküyorum ilişkiyi.

Benim tercihlerimle ilgili yorum yapmasına müsade edecek rahatlığı hissettirmemeye çalışıyorum.

Mesafenin hiç farkına varmayan ve bodoslama yine her türlü yorumu yapanlar oluyor tabi. Konuyu kapatmak, değiştirmek, bazen sadece gülümseyerek susmak gibi yollar arıyorum. Üzerinde durmamaya çalışıyorum.

Çünkü anlatmaya çalışınca söylüyorsun söylüyorsun havada kalıyor bir süre sonra sinir olmaya başlıyorsun. Hiç gerek yok. Genelde susmak en güzel mesaj oluyor.

Bu arada mimarlık bölümünü bitirmedim, birinci sınıfı bitirip terk ettim.

Genellikle başörtüsü problemi yüzünden bıraktığım düşünülüyor. Üniversiteye devam ederken başörtülü değildim. Benimki daha farklı bir karar oldu. Okulu bırakıp tesettüre girdim.

Bunu anlatmak daha zor oldu çok tepki aldım tabi. Bitirip o zaman yapsaydın ne yapacaksan filan diyenler oldu. Dul ve yetim emekli maaşıyla geçinen babasız bir ailenin çocuğu olarak hayatımın hatasını yapmışım gibi bakanlar çok oldu. Ama verdiğim karardan emindim.

Bana en çok sorulan soru da pişman oldun mu sorusu oldu hep. Hayır ben hep pişman olmanın tersini yaşadım. Yani iyi ki bırakmışım, iyi ki iyi ki dedim hep. Bu 'iyi ki' leri anlatmaya kalksam bitmez.

Benim için anlamlı olan neyse onu seçtim. Ve bu bana hiç bir diplomanın ya da çalışmanın veremeyeceği bir tatmin verdi. Bunu anlamayan anlamadı tabi. Ben de onları anlamıyorum zaten.

Hayat böyle, aynı aileden olan insanların da çoğu birbirini anlamıyor. Bazen de anlatmaya çalışmadığınızda daha iyi anlıyorlar. Bence sizin eşinizle aynı fikirde olmanız, kendi ailenizin de sizi anlaması büyük nimet.

Anlamayanları da öyle kabullenmek, susmak gülümsemek zamana bırakmak lazım. Kolaylıklar dilerim. Sevgilerimle.

...
Bunlar da ilginizi çekebilir :
Yazıya Yorum Yap Giriş / Kaydol
    HAKKIMDA
    Büşra Karaca, 1981 Edirne doğumlu, MSÜ Mimarlık terk, 2003'te dünya evine girmiş, 2005'te ilk, 2007'de ikinci, 2013'te üçüncü çocuğunu kucağına almış bir annedir. 2008 yılından beri blog tutuyor.
    busra[at]annenotlari.com
    DOST SİTELER
    Bu site annelik ve çocuk eğitimi hakkında genel bilgiler içerir. Siteden yararlanmak profosyonel yardım yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuzla ilgili psikolojik ya da fiziksel sağlık problemleriniz varsa, bir uzmandan profesyonel destek alınız.
    web tasarım ve programlama deSen
    0.078 sn.