ANNELİK, İÇ DÜNYA, KADIN

Anlamak

Son yıllarda gençlerle ilgili çok duyduğumuz yorumlar: Hazır imkanlara kondukları, yokluk nedir bilmedikleri. Kendilerinden başka kimseyi düşünmedikleri. Hiç birşeyi ciddiye almadıkları. Haz düşkünü oldukları. Kendilerini sunma meraklısı oldukları. Vs vs. Tüm bu yorumların görünenin arkasına bakamadığımız için oluştuğunu düşünüyorum. Sadece 18-25 yaş gençliği değil, henüz orta yaş sınıfına girmeyen 25 yaş üzeri insanlar için de aynı olumsuz
Bebek çocuk

Bugün

'Çocukla yeteri kadar ilgilenebilecek miyim?' gibi cümlelerle bir sürü kaygısını sıraladı arkadaşım. İkinci çocuğu düşünmek için cesaret bulamıyordu kendinde. Bu gibi sorulara evet cevabı veremediği için. Hemen herkesin endişesiydi bu. Yedirmek içirmek bir derece kolaydı çocuğu. Fakat ya 'ilgilenmek'. Öyle çok şeyi içine alan bir kelimeydi ki bu.. Konu dönüp dolaşıp 'insan bir sonrakini neden doğurur'a gelmişti.
İÇ DÜNYA

Evhamsız hayat

Bu yıl sabahçı olan oğlum öğleden sonraları çok boş vakti olduğu için Ümraniye'de bir dükkanda çalışıyor. Böylece hem canı sıkılmıyor hem de birşeyler  üretmek ona çok iyi geliyor. Gidip gelme işini kendisi yapıyor. Belediye otobüsüyle bir iki durak gidiyor sadece. Kızım da evimize oldukça yakın olan okuluna kendisi gidiyor. Dönüşü akşam vaktine denk geldiği için alıyoruz. Tabi
İÇ DÜNYA

Anne olunca anladım

Anne olunca ilk anladığım şey bir bebeğe bakmanın ne kadar zor olduğu idi. Bu durumla ilgili ta derinlerde yaşadığım şaşırtıcı ve şok edici öğrenimim ise şuydu, kainatın mühendisi ben değildim. O güne kadar daha çok hatta neredeyse tamamen kendi keyfi için, kendi tercihleriyle, kendini hayatın merkezine koyarak yaşamaya alışmış olan ben, şimdi minnacık bir yavrunun ağlaması, emzirmesi,