İÇ DÜNYA, KADIN, Yeme İçme

Sahip olmama özgürlüğü

Kayınvalidem hemen her bayram ziyaretimizde ya da onun bizi ziyaretlerinde köyden şehre ne kadar az eşya ile geldiklerine değinir. Örneğin bir çocukla beraber toplam 3 kişilermiş fakat iki kaşıkları varmış bir üçüncüsünü alamamışlar bir süre. Onun bu sözlerini eskiden anlam veremeden dinlerdim. Son zamanlarda ise özenerek dinliyorum. Allahım sadece iki kaşık mı, ne kadar muazzam bir
ANNELİK, İÇ DÜNYA, KADIN

Zorlanan bir tek çalışan kadın mı?

Kadın istihdamı, benim için eskiden beri 'çalışan çalışır, çalışmayan çalışmaz kim ne karışır' şeklinde yaklaştığım bir konuydu. Sadece kadın için çalışmamanın daha huzurlu bir hayata sebep olduğuna dair düşüncelerimi yer yer dile getirmekle yetinirdim. Fakat '2023 sonunda kadınların iş gücüne katılma oranının yüzde %40'a çıkarılması' hedefini duyduğumda, en az kadınlara 'annelik kariyeri' yakıştırıldığında rahatsız olduğum kadar rahatsız
İÇ DÜNYA, KADIN

Evlenirken Alınan Eşyalar

Geçen hafta bir sitede evlenirken alınan eşya konusuna rast geldim. Dün sabah da radyoda aynı mevzunun masaya yatırıldığını duyunca, bu konuda yazmak istediğim birşeyler olduğunun farkına vardım. Eşya ne kadar, nasıl, ne mantıkla alınmalı eskisine göre sorgulayan çok genç var artık. Fakat bir o kadar da 'aa şunlar şunlar olmadan olur mu canım'cı bir taraf var.
İÇ DÜNYA

Toplamak değil dağıtmamak

Biz çoluğa çocuğa karışmışların başlıca meşgalesi yemek pişirmek ise ikincisi de ev toplamak. Aslında evin, içine girilip rahat edilecek yaşanacak yer olması lazım idi. Lakin bana hep toplanacak bir yer olması bakımından hişt hişt yapıyor son zamanlarda. Neresine baksam 'topla beni, topla beni' diyor. Yani bu iş öyle derin bir kuyu ki yardımcılarla falan çözülebilen bir şey de