DIŞ DÜNYA

Yaşasın sadakat!

İdlip'te katliam oluyor. Rus uçakları sivilleri bombalıyor. Yine masumlar ölüyor.. Çocukların cansız bedenleri çıkarılıyor enkazların altından. Bu görüntülere bakarken bizi karışık duygular sarabiliyor. Çok üzülürsek ümitsizliğe düşmekten korkabiliyoruz. Çok üzülürsek kendi hayatımıza devam edecek gücü bulamamaktan korkabiliyoruz. Olanlardan dolayı kendimizi suçlarsak yaşam enerjimiz düşebilir diye korkuyoruz. Olanlardan bir derece sorumlu olmanın yükünü taşımaktan korkabiliyoruz. Dün gece İdlip'te ölen bebeklerin
Bebek çocuk

Bugün

'Çocukla yeteri kadar ilgilenebilecek miyim?' gibi cümlelerle bir sürü kaygısını sıraladı arkadaşım. İkinci çocuğu düşünmek için cesaret bulamıyordu kendinde. Bu gibi sorulara evet cevabı veremediği için. Hemen herkesin endişesiydi bu. Yedirmek içirmek bir derece kolaydı çocuğu. Fakat ya 'ilgilenmek'. Öyle çok şeyi içine alan bir kelimeydi ki bu.. Konu dönüp dolaşıp 'insan bir sonrakini neden doğurur'a gelmişti.
İÇ DÜNYA

Etkili bir antidepresan

Depresyon ve antidepresanlar ilgili pek çok mesaj alıyorum. Genelde dertleşmek, paylaşmak amaçlı yazılıyor. Bazen sanal ortamda en neşeli en hayat dolu görünenlerin ciddi depresyonda olduklarını öğreniyorum. Eskiden beri tanıdığım, yeni tanıştığım bir çok insanın da ya hasta ya da travma geçirmiş olduğunu biliyorum. Yakın çevremde 'şu ilaç sayesinde ayakta duruyorum' diyen insanların sayısı da yüzde elliyi geçik.