DIŞ DÜNYA, KADIN cami, ibadet, iman, kadın

Yeni başlayanlar için namazın şartları

‘Kadın’ ve ‘cami’ kelimeleri son zamanlarda sık bir araya geliyor. Pek olumlu ve sakin bir bir araya gelme olmyor bu. Çünkü manası bir araya gelmek olan ‘cem’den türemiş cami, kadını içine almamak için türlü bahanelerle donatılmış bir yer gibi karşımıza çıkıyor.

Camide kadının erkeklerle yan yana saf tutmasını savunmuyorum. Fakat kadınların ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmesine itiraz eden haklı seslerin, ‘erkeklerle saf tutmak istiyorlar’ karalamasına kurban gitmesini de kabullenemiyorum.

Zaten fıkıh kitaplarında muhazat-ı nisa bahisleri var. Sahih hadisler ve çok bildik rivayetler ışığında hazırlanmış bu hükümler. Hiza konusu münakaşa sebebi gibi bile gelmiyor bana açıkçası. Oraya gelene kadar.

Kimisi yaşadıklarımıza feminist algı ve hislerle veryansın ediyor. Kimisi başka türlü yaralarla. Bu fakir ne türlü veryansın ediyor yazının sonunda okuyacaksınız. Önce dün başımızdan geçen olayı anlatayım.

Dün öğleden sonra 15.45 civarı 11 yaşındaki kızımı okuldan aldım. Normalde 10 dk. yürüyerek eve kendisi geliyor. Ama kaç gündür niyet edip bir türlü gerçekleştiremediğimiz çiçekçi- fidanlık tarzı bir yere gitme planımızı halledelim diye okuldan alıyorum kızımı araçla.

Çocuğun bir hafta önce farklı skulent tohumları alarak başladığı ilgisini desteklemeye çalışmaktayım. Tohumları dikmek için gerekli malzemeleri alacağız. Hem de bitkiyi tohumdan büyütmek için nelere dikkat etmek gerektiğini öğreneceğiz.

Çamlıca Erdem Hastanesi civarındaki çiçekçinin oralara park ediyoruz. Tam kapıları kapatıyoruz ki, çocuk soruyor: Anne ben öğleni kılmadım eve yetişeceğim diye, kaç dakika kaldı vaktin çıkmasına?

Bakıyorum hemen. Telefondaki namaz vakitleri programı 7 dakika diyor. Peki abdestin var mı diyorum. Hayır yok diyor.

Vakitler her gün sürekli geliyor çocuk hesap edemedi herhalde. Hemen koş diyorum, çok yakında cami var. Oralar bizim eski mahallemiz olduğu için biliyorum. 1 dakikada abdest alınıp 3 dakikada farz eda edilir diye çocuklara çok öğretmişliğim var. Koşmakta kimsenin yetişemediği bir hıza sahip olduğundan 30 saniye içinde caminin kapısına varıyor çocuğum. Ama ben geride kalıyorum çünkü yanımda 5 yaşındaki küçük kızım da var.

Fakat görüyorum, çocuk caminin etrafında dolanıyor oraya buraya bakıyor abdest alacak yer bulamıyor.

Ben de hızla yanına varıyorum. Kadın lavabosu kilitliymiş. Abdest alacak yer yok. Bakınıyoruz.

Şadırvanda almak da bir fikir, ben etrafında settare olabilirim kolunu yıkarken filan. Ama o da mümkün değil çünkü adamlar abdest alıyor ikindi için.

Neyse dedim vakit kısıtlı, ikindiyle bilikte kılmak için cem’e niyet et bari. Başka çare yok.

Ama tabi ağır geliyor. O kadar koş. Cami var, ama abdest alacak yer yok. Kendi evimiz yürüsek 10 dakika mesafede. Ama vakit yok.

Şurada bir abdest alacak yer olamaz mıydı diye içleniyorum. Tuvaletler umumi tuvalete döndüğü için bakanlar kilitli tutuyor. Ama bunun bir camiyi abdesthanesiz bırakma bahanesi olduğunu düşünmüyorum. Tuvalet değil, bir musluk ve suyun akacağı giderin bulunduğu korumalı bir alan gerekli sadece.

Bu yaşadığımız kadınların neden camilerde abdest alma sıkıntısı çektiğine dair çok basit çıkarımlar yapmama neden oldu. Aslında kimsenin kadınlara garezi yok diye düşündüm. Sorun çok daha başlangıçta. O abdesthane kapılarını kilitli tutanlar kimlerse henüz şunları kavrayamamışlar:

  • Burası şehir. Şehirdeki insan bir şekilde koşturuyor. Bazen alışverişte, bazen trafikte, bazen bir yerden dönüş bir yere varışta. Bu koşturması sırasında pek tabi ‘dışarıda’. Burası mühim. Dışarıda olduğu için namazı da dışarıda kılması gerekebiliyor. Bu kişi bazen erkek değil kadın da olabiliyor.
  • Namazı kılabilmek için abdestli de olmak gerekiyor. Abdest alması gereken kişi bazen kadın da olabiliyor.
  • Vakit de namazın şartlarından biri üstelik. Kişinin bulunduğu yerde hemen namaz kılması gerekebiliyor. Abdest alınacak yeri olan bir camiye ulaşayım öyle kılarım deme lüksü olmayabiliyor.
  • Namaz mümin erkeklere ne kadar farz ise mümin kadınlara da o kadar farz. Konu mühim ve ciddi. Yerleri gökleri Yaratanın hakimiyetini tanıyıp tanımadığımızı gösteren bir belge ibadetimiz. O nedenle bazı erkekler gibi bazı kadınlar da namaz için ufak tefek mahalle camilerine sığınmak durumunda kalabiliyor.

Büyük kızım önden gidip abdest alacak yer ararken, yanımda ilgiyle olanları izleyen miniğime demiştim ki: Namaz  şu hayatta herşeyden önemli biliyor musun?

O da şöyle demişti:

Evet ben biliyorum zaten, çok önemli.