Zatürre Ve Diğerleri

Bazen hayat fazla dert tasa olmadan geçiyor, insan o zaman günlük rutinden sıkılıp monotonluğu dert ediyor.

Bazen de sıkıntılar öyle bir üst üste geliyor ki, insan monotonluğu özlemeye başlıyor.

Şu sorunlar bir hallolsa da düz ve sıkıcı bir gün geçirsem der hale geliyor.

Oğlumun ameliyatından sonraki haftada bizde herşey üst üste gelmeye başladı. İşte o, monotonluğu arayanlardan oldum.

Ameliyattan sonraki hafta yanağına kartopu gelince mosmor gezdi bir hafta boyunca. Hatta hala daha geçmedi. Çocuğa pek bir zararı olmadı ama yüzünün solgun hali geçmeden rahat edemedim, hastaymış gibi.

Sonra, 1 hafta önceydi ateşlendi. Ateş düşürücü de vermemize rağmen 36 saat düşmeyince ve çocuk anne kalbim ağrıyor, anne sol tarafım ağrıyor demeye başlayınca doktora gittik. Çekilen film sonucu zatürre olduğunu öğrendik.


Bulaşıcı bir hastalıkmış, bilmiyordum. Mikrop almıştır okuldan ya da karda oynarken dedi doktorlar.

1 haftadır ağır iğneler yiyoruz. Basit bir kulak iltihabı ya da gribal enfeksiyolar için ilaca gerek duymazdık. Ama böyle adı bile korkutan bir hastalıkla doğal ilaçlarla tedavi aramayı düşünmedim. Hastalığın ilerleme riski var.

Gerçi hastalığı hafif halsizlik dışında hiç rahatsızlık vermedi. Daha ilk iğneden sonra toparlamaya başladı. Yat dinlen dediğimizde itiraz ediyor yatmıyordu bile, ihtiyaç hissetmedi.

Yarın son iğnemizi olup, son doktor kontrolümüze gideceğiz.

Bu arada 2 gün önce akşam doğum belirtisi sayılabilecek yeni bir gelişme oldu bende. Artık gelişme mi yoksa tam tersi kötü birşey mi bilmiyorum.

Çünkü daha 36. haftanın içindeyken doğurmak istemiyorum. Küçük doğan bir bebeğin büyümesi ayrı bir stres sebebi, ve o stresi yaşamak istemiyorum.

Hastaneye gittik, NST’ye bağlandım. Doğum sancısı yok çok şükür.

Doktor yatıp dinleneceksin, kalkmayacaksın belki geçer dedi. 2 gündür sadece ihtiyaç için kalkıyorum yataktan.

Çocukların kavgalarına bile yattığım yerden sesimi duyurmaya çalışarak müdahale ediyorum.

Ben yatarım, 1 saat bile fazla dursa anne karnında kardır diyorum.

Ara sıra örgüyle, Sağlıklı Bebek Yetiştirme Rehberi kitabımla, telefonla, bilgisayarla oyalanıyorum yattığım yerden.

1 hafta geçtiği halde doğum başlamazsa anlayacağız ki, doğum belirtisi değilmiş.

Hayırlısı diyelim. Allah’ın dediği olur.

Bugünler de geçer.

Bebeğim sağlıkla doğduktan sonra, evde dertsiz tasasız monoton günler geçireyim istiyorum.

Sessiz sessiz huzur içinde emzireyim, baharı bekleyeyim.