Genel

Birlikte Oyun Projesi Sona Geldi

Birlikte Oyun projesi Ekim 2023’te başladı. Bitiş zamanı tam olarak belirli değildi ama bir proje olduğu için sınırlı bir zaman aralığı için planlanmıştı. Aralık 2025 itibarıyla da sona erdi.

Bir ruh sağlığı projesiydi. Bu nedenle oyun rehberleri sadece psikolog, psk danışman ve tecrübeli anaokulu öğretmenlerinden oluşuyordu. Projede maddi kazanç hedeflenmese de projede yer alan arkadaşlarımızın emeklerinin karşılanmasına önem verildi. Proje, Başakşehir, Fatih, Üsküdar, Ümraniye, Maltepe ve Pendik’te hayata geçti.

Bu projede hareket ve oyunu kullanarak çocukların (3-5 yaş) ruh sağlığına dokunmayı hedefledik. Peki NEDEN hedefledik? Özetle böyle bir proje nereden çıktı?

Çıkış noktası, oyun terapisine gelen çocuklarla ilgili gözlemlerimdi. Biliyorsunuz her geçen gün çok daha fazla çocuk oyun terapisine ihtiyaç duyar hale geliyor. Oyun terapisine ihtiyaç duymadan önceki aşamada, yani sorunların başladığı ama uzmana gitmeyi gerektirecek kadar ilerlemediği evrede, çocukların hayatına oyun ve hareket dahil olabilirse, başka olumlu faktörlerin de etkisiyle problemli süreç toparlanma aşamasına geçebiliyor.

Bazen ailelerle görüştüğümde kendi kendime diyorum ki; “Aslında tablo çok ağır değil. Çocuk travmatik süreçler yaşamamış. Aslında bu çocuk biraz şununla, biraz da oyun ve hareketle desteklenseymiş bu aşamaya gelmeden düzelebilirmiş. Ama o kadar izole yaşamış ki anne ve çocuk, hafifletici hiç bir etken hayatlarına girememiş.”

İşte bu projede tam olarak böyle çocuklara ulaşmayı hedefledim diyebilirim. Bu proje katılım sayısı ve bağımlı değişken, bağımsız değişken gibi girdileri olan kapsamlı bir araştırma olmadığı için sayı veremeyeceğim ama, hedef kitlem olan çocukların önemli bir kısmında hedeflediğim kazanımlara ulaştım. İşte burası benim için kişisel tatmin ve memnuniyet.

Elbette projeye dahil olan her çocuk hedeflediğim gruptan değildi. Oyun ve harekete ihtiyaç duyma açısından da aynı seviyede değildi. Bazı çocuklar zaten mahalle ortamında büyüyen, sokak oyunları oynayan çocuklardı. Ki onların aileleri çok fazla devam etme gereği duymadı. Bazı çocuklarsa bizim projemizdeki oyun ve hareketle rahatlama ve iyileşme yaşasa da, oyun terapisine gitme gerekliliği olan çocuklardı. Anneler sorduğunda gerekli yönlendirmeleri yapmaya çalıştım. Zira oyunlar esnasında çocukları biraz gözlemleyince, hangi çocuğun neye ihtiyacı olduğu az çok anlaşılıyordu.

Bu projede aynı zamanda annelere birbirleriyle tanışmaları ve ağ oluşturmaları için bir alan açma niyetimiz de vardı. Aynı yaş grubu çocukları olan annelerin, birbirleriyle etkileşimine de vesile olduk. Çok güzel geri dönüşler aldık, kişisel olarak benim de çok sevdiğim, iyi ki tanıdım dediğim arkadaşlarım oldu. Kalp kalp…

Gelelim muzdarip olduğumuz bir duruma; çocuk etkinlik atölyeleriyle karşılaştırılmak. Bizim programımızda etkinlik zaten hiç bir zaman planlanmadı; çünkü zaten her yerde etkinlik çok fazla vardı ve biz çocukların ihtiyaç duyduğu şeyin etkinlik olduğunu düşünmüyorduk. Her hafta titizlikle hazırladığım farklı bir oyun programım vardı ve bu programı detaylı bir sunum dosyası olarak oyun rehberlerine gönderiyordum. Şöyle bir dağılımı vardı oyunların:

  • Dikkat ve refleks becerilerini geliştiren 2 oyun
  • Ortak hareket edebilme ve iletişim becerilerini geliştiren 2 oyun
  • Konsantrasyon ve anlamlandırma becerilerini geliştiren 1 oyun
  • Denge ve koordinasyon becerilerini geliştiren 1 oyun

Bazen de çocukların isteğine göre her hafta oynadığımız belli başlı oyunlar oluyordu. Özetle, bizim amacımız belliydi ve amacımıza hizmet eden şeyler yapıyorduk. Başka beklentilere girilmesinin, amacımızın anlaşılmamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Projenin içeriğini amacını sürekli reklam yapar gibi anlatmam da mümkün olmadı çünkü böyle bir şeye kesinlikle vaktim yoktu ve bu proje büyük zaman ayırabileceğim bir iş girişimi vs. değildi.

Bu süreçte kendi öğrendiklerime gelecek olursam;

Projeyi tüm çocuklara açık sunsak da ve ruh sağlığı anlamında hayatına dokunduğumuz kız çocukları var olsa da, açık ara bu proje erkek çocuk annelerinden daha çok rağbet gördü. Çünkü bizim oyun ortamımızda hareket alanı çok genişti. Çocukların özgürce davranmaları ve kendileri olarak oyuna katılmaları için çok elverişliydi. Kız çocuklar uyumlanmayı sever ama erkek çocuklar öyle mi? Apartman dairesinde, içi zarar görmemesi gereken eşyalarla dolu bir evden başka pek bir hareket alanı olmayan erkek çocuklarının davranış sorunlarından uzaklaşabilmesi, oyun ve hareketleriyle doğru orantılı kesinlikle.

Bu süreç bildiğimi düşündüğüm bir gerçeği daha da ortaya çıkardı ve parlattı diyebilirim. O da şu:

Kız olsun erkek olsun her çocuk harekete aşıktır. Oyuna mübteladır. Hareket etmiyorsa edemiyordur. Oyun oynamıyorsa oynaYAmıyordur.

Bazen çocuklarla yarım saat yakalamacalı kovalamacalı oyunlar oynardık ve nasıl yorulmadıklarına hayret ederdim. Yetişkin bir insanı zorlayan sınırlar onları zorlamıyordu.

Benim için de bol koşmalı ve eğlenceli olan bu süreç maalesef sona erdi. Başka projelerde görüşmek üzere diyelim inşallah.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...