EĞİTİM OKUL, İÇ DÜNYA koronavirüs, okul

Şimdi böyle bir elin altında yaşarken biz

Geçtiğimiz günlerde salonda öylece otururken eşim ‘galiba okulları hiç açmayacaklar kendimizi hazırlasak iyi olur’ dedi.

Olur mu öyle şey yaaa, öfffffff, ama yaa, de git bi yaa filan demek istedim. Galiba dedim.

Bugünlerde 1900lerin başında ve ortalarında bugünlere dair yapılan tahminleri düşünüyorum. Sosyoloji okurken de çokca üzerinden geçtik.İşte 900lerin başında geleceğin şöyle şöyle olacağı düşünülüyormuş, çok farklı düşünmelerine rağmen Marksından Weberine, Durkheimından bilmemkimine herkeste bir ‘herşey çok güzel olacak’ düşüncesi varmış. O çağdaki yaygın duygu buymuş insanlarda, bir nevi hipnotize hali gibi. Ama sonra iki tane dünya savaşı olmuş. Her şey çok daha kötü olmuş.

Gelecek tahmineri üzerine düşünmemde şu an Goerge Orwell’in 1984 ünü okuyor olmamın da etkisi olabilir. Kitapta insanların kendi başlarınayken bile tele ekranlardan izlendiği, kendi kendilerine herhangi bir şeye sevinmelerinin bile yasak olduğu ve denetlendiği bir distopik kominist dünya betimleniyor. Orwel’in bu kitabı yazdığı, kominizmin ayağının altında dünyanın ezildigi 40larda, gelecekle ilgili akla bunlar geliyormuş.

Şimdiyse kominizm denince ‘sahi öyle bir şey vardı eskiden değil mi’ diyoruz.

Düşünürler, yazarlar, bilim adamları, hatta kahinler bunu hep yapmış. Belki de yapmamak elde değil. Ama hiç birinin tahminleri tutmamış. Yani yüzdeye vuracak olursak zaten görülebiliyor olanlar tutmuşsa da biraz daha uzak gelecekle ilgili olanlar tutmamış.

Yani dünya çok değişken. Bu kadar insan bu kadar düşüncesini duygusunu bilgisini uzmanlığını alıp dikkat kesilse de olacakları tahmin edemiyor. Neden olabilir acaba?

Bu soruyu sorduğumda benim aklıma şu ayet geliyor.

O her gün (her an farklı) bir “şe’n”de ( bir işte) dir. Rahman Suresi 29. ayet Peygamberimiz bu âyetin tefsirinde, “Bir günahı bağışlamak, bir sıkıntıyı kaldırmak, bir topluluğu yüceltip daha başkalarını alçaltmak, Onun işlerindendir” buyurmuştur. (İbni Mâce, Mukaddime; 13.)

Yani O, her an, bir an bile bırakmadan ilgilenilme gerektiren herşeyle ilgileniyor.

Dünyanın bir yerinde kimsenin görmediği bir minik kuşun kan dolaşımının ve dünyanın en büyük gündemlerinin aynı anda Faili O.

Kimse bir anlık bakışında O’nun kadar çok şey görebiliyor değil, kimse dokunduğunda O’nun kadar çok şeyi etkileyebiliyor değil.

Ayrıca insanların hiç beklenmedik duyguları ve aşkları tüm algoritmaları yerle bir edebildiğine göre, insan kalbine hâkim olan da O olduğuna göre en karmaşık beşerî tahminler çok sığ kalmaya mahkum.

Şimdi böyle bir elin altında yaşarken biz;

O nasıl isterse öyle değişeceğiz her zaman, insanların planladığı ya da tahmin ettiği gibi değil.

Okullar açılsa da açılmasa da, O nasıl isterse öyle değişeceğiz.